Geçen yıl yayınladığım Geçmişten Kırıntılar isimli yazımın bir yerinde 14-15 yaşlarımdayken hissettiğim platonik bir duygudan bahsetmiş o yaşlarda yazdığım, o tarihteki duygularımı anlatan (acıdan (!) altına tarih düşmeyi unutmuşum ama altmışların ikinci yarısı olduğu kesin) bir şiirimi sonuna ilâve etmiştim. Öykü Atölyesi' nin "karşılıksız sevdalar " kavramı ile ilgili beklentisini karşılar mı bu yeni yetme gencin kalp çarpıntıları bilemem...
Çocuk ağlamak
Genç kız mutluluk aradı aşkta
Çocuk annede şefkat.
Ansızın gördü delikanlıyı genç kız
Çocuk düştü kanattı dizini
Çarpmaya başladı genç kızın kalbi,
Çocuğun gözyaşları akmaya
Heyhat, delikanlı anlamadı genç kızı,
Kendisi için çarpan kalbi bilmedi.
Tokatladı annesi düşen çocuğu,
Zavallının gözyaşını bile silmedi.
Parlak göründü uzaktan
tıpkı aydede gibi
aydınlık, parlak, dost bakışlı
Ulaşmak, tanımak, anlamak istedim.
Gittim.
İlkin bir sıcaklık sardı her yanımı.
Ayaklarım yerden kesildi önce
ardından gözlerim karardı.
Görebildiğim her yerde
engebeler vardı.
Sonra,
etrafımı pis kokular sardı.
Nefesim kesildi önce
ardından
yüreğime serpecek
bir parça su aradım.
Ne hava,
ne de su vardı.
Ve anladım ki,
Benim için orada
hayat yokmış.

Yine başbaşayız seninle
uzun ve soğuk geceler boyu.
Yine kalmadı
ne sende huzur,
ne bende uyku.
Bu sefer hangimiz suçluyuz.
Kim önce aldanan.
Gülen gözleri görüp, tatlı sözleri
işitince
karşımızdakini dost sanan.
Sen misin önce hızlı hızlı çarpan,
yoksa,
benim kollarım mı uzanan.
Yine boşa ümitlendik
ikimiz de
Ama kabahat bizde.
Ayırıyoruz mücevherin
hakikisini sahtesinden
Kavunun kokusundan, karpuzun
sesinden
anlıyoruz kötüsünü iyisini.
Ama işitince çağıran sesini
nasıl da ümitle doluyor
sevinip coşuyoruz.
Dost sandığımız o ele
nasıl da koşuyoruz.
İten yine hep o el
ve itilen hep biziz.
İşte yine
ve galiba ömür boyu
başbaşa ikimiziz.
Nisan 1976
Ataköy

Uzaklardan bir ses zaman zaman
fısıldar sanki adımı usul usul
ve eğer yağmur yağıyorsa bir de o akşam,
her bir damla çelik misali ağırlaşır.
Kulaklarım çınlamıyor ne zamandır.
Beni hasretle anan biri yok artık herhal.
Bir garip bencil duygu ki ruhumu saran
içtiğim içkinin buruk lezzeti acılaşır.
Gün gelir serseri ruhum elbet
acının lezzetine de alışır mı alışır.
Alt tarafı insanım işte herkes gibi
aklım, ara sıra olsa da karışır.
Sezen Aksu
Ben Sezen Aksu’ yu çok sevdim.
Bir zamanlar
Yalnız başıma dinledim … Sevdiklerimle dinledim…
Onunla mutlu oldum... Onunla ağladım...
Dostlarım aşklarını anlatırken, omzumda ağlarken
hikayelerinin içinde
ve geride hep o buğulu ses vardı.
Ne mektuplar yazdım guruba karşı,
O yanık sesin eşliğinde.
Ve onların içinde kaç kez geçti adı.
Ne mektuplar okudum onu dinleyerek
Ve ismini gördüm yemyeşil satırların içinde,
Benimkiyle birlikle.
Ve bir gün, bir kötü gün, bir kara gece,
Ben zehir dökerken kağıda gözyaşları yerine
geride o ağlıyordu benimle gizlice.
Tüm sevdiklerim bir şekilde yok olurken yaşamımdan
birer birer,
onunla “allahaısmarladık” dedik.
birlikte ,“geçen yaz” ı özledik.
“Yaşanmamış ylllar” geçirdik onunla.
Ve neler neler…
Bazen, dondu kaldı
“dilimizin ucunda kelimeler.”
Onunla, “Ağlamak güzeldi.”
Sonra,
“gün geldi.”
Yokladım yüreğimi.
Gidenlerin sevgisi
Sapasağlamken, koruyorken yerini
Ve hatta çoğalıyorken
Yavaş yavaş
Onunki gözümün önünde soldu.
Ve bir gün, bir gece,
O hiç yaşamasaydım dediğim,
Şey oldu
-hikayesi bende saklı-
Şimdi onun yerini
Bir tuhaf “Sevgili Sezen” aldı.
Ve “dilimin ucunda”
Şu “kelimeler” kaldı.
yasaklı
“Sen en güzel duygularımın katilisin”
Hafta sonu bir arkadaşım bendeydi. Epeydir görüşmediğim, çok eski bir arkadaşım. Sohbet ettik, güldük, eskilerden bahsettik. Günlük yaşantılarımızdan konuştuk. Bir ara bana başına gelen çok enteresan bir olayı anlattı. Büyük alışveriş merkezlerinden birinde, bir mağazaya girmiş. Bir giyim mağazasına. Kendisine bir şeyler bakınırken, bu arada birinin düşürdüğü birkaç giysiyi eğilip almış. Tam o sırada bir görevli gelip telaşla ürünleri elinden alıp yan gözle de elindeki poşetin içine bakmış. Neye uğradığını şaşıran arkadaşım, üzüntü ve kızgınlıkla oradan çıkıp gitmiş. Sonra, başımıza gelen bu tip olayları anlattık ardı ardına. Pazarda önündeki adamın çarpıp devirdiği sepete yaşlı satıcıya yardım olsun diye elmalarını doldurmaya çalışan arkadaşımın, sepeti devirdi diye nasıl azar işittiğini anlattım. Hep olan şeylerdir ama kırar insanı inceden. Sonra hiç kafamdan silemediğim, hatırlamaktan hiç hoşlanmadığım bir anım geldi aklıma.
Yeni çalışmaya başladığım yıllardı. Çalıştığım servise şef olarak, çok sevdiğim, adeta kendime idol seçtiğim bir hanım geldi. Serviste iki kişiydik. İlk haftanın içindeydik. Şef telefonda İngiltere’deki erkek kardeşiyle konuşuyordu. Ben de harıl harıl daktiloda bir şeyler yazıyorum. İşitmekte zorlandığını fark ettim ve durup konuşmanın bitmesini bekledim. Aynı şey, birkaç kere tekrarlandı. Sonra bir gün, rastlantı sonucu, öğle tatilinde yanına gelen bir arkadaşına "düşünebiliyor musun, telefonlarımı dinliyor. Ben ne zaman telefonla konuşsam, işi gücü bırakıp resmen beni dinliyor” diye yakındığını duydum. İçimin o anki acısını anlatamam. Duyduğum hayal kırıklığını.
Tabii ki, ben oradaydım. Karşısında onunla göz göze bütün gün birlikte. Tabii ki beni tanıdı, beni sevdi. Ben onu zaten beğeniyordum. Çok iyi iki arkadaş olduk. Akşam mesailerinde, birlikte Hüzzam, Uşşak şarkılar söyledik. Benimle her sevincimde sevindi, her üzüntümde ağladı. Tabii ben de onunla.
Ona o olaydan hiç bahsetmedim. Eminim ki önyargılarla ilgili olarak payına düşen dersi çıkarmıştır o da. Hala görüşüyoruz. Telefonlaşıyoruz. O günlerde doğan oğlu çoktan askerliğini bitirdi. Ama hala, o gün uğradığım haksızlık, içimi inceden inceye sızlatır.
O gün için tek tesellim, bu yanlış anlaşılmayı telafi edebilecek ortama, süreye ve şansa sahiptim ve çok güzel bir dostluk ve güven ortamı oluşturabildik.
Bu gün için ise, bu sanal dünyada bu şansa sahip olamamanın acısını çekmekten korkuyorum.
Hep sevgiyle kalın.

Çok eski zamanlardan bir şiir takıldı aklıma bugünlerde.. Ortaokul çağlarında bir takvim yaprağında görmüştüm galiba. Yüksek sesle okununca kulağa da hoş geldiği için olsa gerek aklımda kalmış sözleri. Bazı yerlerini tam hatırlayamadım, bazı yerleri yanlış olabilir ama ne gam. Zaten sanal dünyadayız öyle değil mi. Ben de dedim ki, doldur boşlukları yaz gitsin be asu..Şair de affediversin beni. (Galiba Coppee idi.)
Tak tak tak tak... hızlı hızlı çakıyor
Tak tak.. Doğramacı tabut yapıyor.
Doğramacı, doğramacı
Ya çam ya ceviz ağacı
Ağır, büyük bir tabut çak
İçinde GÜVEN yatacak
Ak ipek döşe içini
Hatırlatsın yiğitliği
Kurdele koy mavi mavi
Hatırlatsın dürüstlüğü.
Orada dere kenarında
Kara ağaçlar altında
Cıvıldarken guguk kuşu
Bir riyakar vurdu onu
Doğramacı, doğramacı
Ya çam, ya ceviz ağacı
Ağır büyük bir tabut çak
İçinda GÜVEN yatacak.
Asıl adı *Noktürn* olan bu şiirin gerçek sözleri ezberimde olduğu halde, özellikle değiştirdim.
Şairinden emin değildim. Öğrendiğime göre Yunanlı şair Jean Moreas'a aitmiş. (22,6,2009)
Hep sevgi ile kalalım...
Bu Blogda Ara
Contributors
Blog Listem
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
Merhaba,7 yıl önce
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
Bi arkadaşa bakıp çıkıyorum10 yıl önce
-
-
-
-
-
-
-
Merhaba demeye geldim...11 yıl önce
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
TAŞINDIM...15 yıl önce
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
İzleyiciler
Yazı Arşivi
-
►
20
(5)
- ► Eylül 2020 (1)
- ► Ağustos 2020 (3)
- ► Temmuz 2020 (1)
-
►
17
(4)
- ► Nisan 2017 (1)
- ► Şubat 2017 (1)
-
►
16
(1)
- ► Şubat 2016 (1)
-
►
15
(1)
- ► Ağustos 2015 (1)
-
►
14
(16)
- ► Aralık 2014 (1)
- ► Eylül 2014 (2)
- ► Ağustos 2014 (1)
- ► Haziran 2014 (1)
- ► Mayıs 2014 (2)
- ► Nisan 2014 (4)
- ► Şubat 2014 (1)
-
►
13
(44)
- ► Aralık 2013 (3)
- ► Kasım 2013 (3)
- ► Eylül 2013 (6)
- ► Ağustos 2013 (3)
- ► Temmuz 2013 (1)
- ► Haziran 2013 (1)
- ► Mayıs 2013 (3)
- ► Nisan 2013 (7)
- ► Şubat 2013 (3)
-
►
12
(96)
- ► Aralık 2012 (2)
- ► Kasım 2012 (4)
- ► Eylül 2012 (16)
- ► Ağustos 2012 (7)
- ► Temmuz 2012 (5)
- ► Haziran 2012 (8)
- ► Mayıs 2012 (10)
- ► Nisan 2012 (14)
- ► Şubat 2012 (8)
-
►
11
(179)
- ► Aralık 2011 (19)
- ► Kasım 2011 (38)
- ► Eylül 2011 (14)
- ► Ağustos 2011 (17)
- ► Temmuz 2011 (8)
- ► Haziran 2011 (14)
- ► Mayıs 2011 (11)
- ► Nisan 2011 (9)
- ► Şubat 2011 (10)
-
►
10
(152)
- ► Aralık 2010 (12)
- ► Kasım 2010 (12)
- ► Eylül 2010 (9)
- ► Ağustos 2010 (12)
- ► Temmuz 2010 (7)
- ► Haziran 2010 (12)
- ► Mayıs 2010 (11)
- ► Nisan 2010 (17)
- ► Şubat 2010 (11)
-
►
09
(186)
- ► Aralık 2009 (22)
- ► Kasım 2009 (22)
- ► Eylül 2009 (17)
- ► Ağustos 2009 (24)
- ► Temmuz 2009 (19)
- ► Haziran 2009 (20)
- ► Mayıs 2009 (20)
- ► Nisan 2009 (8)
- ► Şubat 2009 (5)
Müzik
Popüler Yazılar
-
İyi ki iki kez sınıfta kalmışım lise ikide. Kalmışım da bir sene de evde oturmuşum. Bakkal dümbüllüye her gidişimde pijamasıyla daml...
-
Hızla yanlarından geçıp gidiyordum ki ağabeyin sesini duydum. "Sakın birbirinizin elini bırakmayın. Yanımdan ayrılmayın. Caddeye de fır...
-
Paadişaanın üç kızı varmış. Bir gün onları yanına çağırmış. "Hadi bakiim cevap verin" demiş. "...
-
Akşamlar inerken mavi sulara Bir kırık cam olur ufukta güneş Vecdine layık o hülyalı bakışlara O hem bir neşedir hem de elem ruhlu eş....
-
Güneşli bir Pazar gününe uyandım... Boyun, sırt, bel ağrısı, gaz sıkıntısı, kafa çınlaması, ruhumdaki ağırlık, beynimdeki karmaşa, k...
-
Yine aynı şey oldu. Minik bir bir dileğim hiç beklemediğim bir şekilde gerçekleşti. Geçtiğimiz günlerde televizyonda, internette, en sevilen...
-
İyisiyle, kötüsüyle, güzeliyle çirkiniyle bir yazı daha devirdik. Bekle beni İstanbul. Sıra sende. Biraz da orada sevinip...
-
Geçenlerde kızkardeşlerin en tatlısı elinde devasa bir poşetle kapımdan içeri girdi. Yüzündeki maskenin sıkıntısı, çok seyrek sokağa çık...
Etiketler
- 2010
- 2011
- 27 mayıs İhtilali
- 7 numara
- ABD
- abla
- acemilik
- açlik
- Adıyaman
- afet
- ağabey
- ağaç
- Ağustosta Rapsodi
- aile
- akraba
- akrostiş
- akşam
- Albatros
- alış-veriş
- alışkanlık
- alışveriş
- alışveriş tutkusu
- Ali Muhittin Hacı Bekir
- Alphonse de Lamartine
- amatörlük
- anı
- anılar
- anılar...
- anlaşma
- anlayış
- anma
- anne
- anneanne
- anneler günü
- Antalya
- apartman hayatı
- arayış
- arıza
- Arka Pencere
- arkadaş
- armağan
- aşı
- aşk
- aşure
- Atatürk
- ateş böceği
- atom bombası
- Attila İlhan
- ATV
- ATV şarkı
- Avustralya Açık Tenis
- ayaz
- ayrılık
- aziz nesin
- B.Necatigil
- baba
- Babalar Günü
- bahar
- bahçe
- balkon
- banka
- Barbra streısand
- barış
- başarı
- başlangıç
- Baudelaire
- Bauelaire
- Bayrak
- bayram
- Beatles
- bebek
- bekir sıtkı erdoğan
- beklentiler
- BEN
- beste
- beşiktaş
- Betty Smith
- beyaz dizi
- beyaz diziler
- beyaz roman
- Bhagavatgita
- bilgisayar
- Bir genç kız Yetişiyor
- Bir sarkısın sen
- Bir Şarkısın Sen
- birlik ve beraberlik
- birliktelik
- bitki
- biyografi
- blog
- blogger
- börek
- Buddha
- bugün
- bulmaca
- buluşma
- buzdolabı
- Bülent Ecevit
- Cahit Sıtkı Tarancı
- can yücel
- Capra
- cehalet
- centilmen
- cesaret
- cevaplar
- cezerye
- cinayet
- cocuk
- cocuk.
- cocukluk
- Cronin
- Cumhuriyet
- Cüneyt Gökçer
- çalışma hayatı
- çaresizlik
- çay
- Çığlık
- çınar
- çiçek
- çiçekler
- çiğ
- çocuk
- çocuklar
- çocukluk
- çöp
- dalgınlık
- Daltonlar
- damat
- Damdaki Kemancı
- dans
- davetiye
- dayak
- dedikodu
- Defne Joy Foster
- demirhindi
- deneyimler
- deniz
- deprem
- dergi
- destan
- dilek
- dilekler
- dinlenme
- disko kralı
- diyet
- dizi
- doğa
- doğallık
- doğum günü
- dolap
- Doris Day
- dost
- dostluk
- dostluk.
- dostlulk
- duygular
- düğün
- dül dül
- dünya
- dünya kadınlar günü
- Dünya Prematüre Günü
- düşmanlık
- düşünceler
- düşünceler.
- Ecevit
- edebiyat
- Edgar Allan Poe
- Ekim
- Ekrem Bora
- Elazığ depremi
- emek
- emekli
- eminönü
- Emirgân
- Engelliler
- ephraim kishon
- erişkin
- erişlilmezlik
- erkek
- eski yıl
- eşek
- eşyalar
- etiket metiket yok
- Etkinlik
- eve dönüş
- evlat
- Ey Aşk Nerdesin
- eylül
- ezan
- Ezel
- Fakir Baykurt
- fal
- fanatizm
- Farrah Fawcett
- fasulye
- felaket
- felsefe
- fenerbahçe
- fırtına
- Fikret Otyam
- film
- filozof
- final
- Firari
- firuze
- fono
- formüller
- fotoğraf
- Frank Sinatra
- Futbol
- gazanfer özcan
- gece
- geçim
- Geçmiş
- geçmişten şarkılar
- gelecek
- gelin
- genç kız
- gençlik
- gerçek
- geyik
- gezi
- gezinti
- giden sene
- Gitanjali
- giysiler
- Govinda
- gökkuşağı
- göl
- gönülçelen
- gösteri
- göze çarpmayan debdebe
- gözyaşı
- Grace Kelly
- grizu
- gül
- Gülümse
- gün batımı
- güncel
- güneş
- Güneydoğudan öyküler-Önce vatan
- Günlük yaşam
- güven
- güz
- güzellik
- güzellikler
- haber
- haberler
- Hacer Buluş
- Hacivat
- hafta sonu
- hak
- hala
- harika çocuklar
- hasta
- hastalık
- hayal kırıklığı
- Hayali Küçük Ali
- hayaller
- hayat
- hayvan
- hayvanlar
- hayvanlar alemi
- hazan
- hediye
- Herman Hesse
- hiciv
- Hindistan
- Hiroşima
- Hitchcock
- hobby
- Hollywood
- hoptirinam
- hoşgörü
- hoşluklar
- http://www.blogger.com/img/blank.gif
- huzur
- hüsran
- hüzün
- ıhlamur ağacı
- ışık
- ibadet sohbet
- içimizdeki çocuk
- içtenlik
- iftar
- ihmal
- İhsan Varol
- ikiyüzlülük
- ikram
- ilaç
- ilginç şeyler
- ilişki
- ilkbahar
- ilkokul
- İlkokul şiiri
- İnci Ertuğrul
- İngilizce
- insafsızlkık
- insan
- insan halleri
- insan olmak
- insanlık
- intikam
- İslamiyet
- istanbul
- isyan
- İş Bankası
- işçi
- iyilik
- Jacques Brel
- James Stewart
- Japonya
- Jean Moreas
- Jim Reeves
- kabuk
- kadın
- kadınlar
- kahvaltı
- kahve
- kalıplar
- kalite
- Kamer Genç
- kan verme
- Kandil
- kaplumbağa
- kar
- Karagöz
- karanfil
- karanlık
- kardeş
- karışık duygu ve düşünceler
- karmaşa
- katiam
- kavafis
- kayıp
- Kayserispor
- keder
- kedi
- kediler
- Kelime oyunu
- Kemal Burkay
- kerpiç
- keşke
- keyif
- kıskançlık
- kış
- kız kardeş
- kızkardeş
- Kim Novak
- kiracı
- kishon
- kişisel
- kitap
- koka kola
- kolbastı
- komedi
- komik
- komşu
- komşuluk
- konser
- konut
- korku
- Korolar çarpışoyor
- koşullu refleks
- köpek
- kuaför
- kupa
- Kurban Bayramı
- kuyruk-bilim
- kültürel mozaik
- Lale
- latife hanım
- lezzet
- lisan
- lise
- Liz Taylor
- maneviyat
- manzara
- Marsel İlhan
- masal
- masumiyet
- maymun
- mazi
- meclis
- medya
- Mehmet Topuz
- mektup
- merasim
- Mevlana
- mevsimler
- Meyva Zamanı
- Michael Jackson
- mim
- misafir
- misafirlik
- Misak- ı milli
- mizah
- Montaigne deneme
- moral
- Mr. Smith
- muhabbet
- Muhabbet Kralı
- Muhammed
- muhasebe
- Murathan Mungan
- mutfak
- Mutfak şarkıları
- mutluluk
- Müge Anlı
- müzik
- müzik nostalji
- Nagazaki
- Nazım Hikmet
- nefret
- nekahat
- Nirvana
- Nisan
- Nişan töreni
- Noktürn.
- nostalji
- okan bayülgen
- olay
- olgunluk
- on line alışveriş
- ordan burdan
- Orhan Kemal
- Orhan Veli
- orman
- oruç
- otobüs
- otokontrol
- oyun
- ozan
- ödül
- öfke
- öğrenci
- öğretmen
- Öğretmenler günü
- ölüm
- ölüm yıldönümü
- ömür
- öykü
- Öykü Atölyesi
- özgüven
- özlem
- Paçoz
- Paçoz..
- Paris
- pasta
- paylaşım
- paylaşmak
- pazar
- pazar alışverişi
- pazar günü
- Pazar sohbeti
- pembe dizi
- pencere
- Piknik
- pişmanlık
- plan ve programlar
- planlar
- plasebo
- Platters
- polis
- popülizm
- program
- programlar
- radyasyon
- radyo
- Ramazan
- Ramazan davulu
- Red kit
- reklamlar
- resim
- resmi bayramlar
- Reşid Behbudov
- Rilke
- rin tin tin
- Roland Garros
- roman
- romantik
- romantizm
- röportaj
- ruh yorgunluğu
- ruhat mengi
- rüya
- saat
- sabah
- sadakat
- Sadettin Kaynak
- safiyet
- Sağanak
- sağlık
- sahur
- Samana
- samimiyet
- sanal
- sanat
- sanatçı
- sanatkar
- Saroyan
- Satürn
- schumann
- sebze
- seçkin
- seçme saçma sohbetler
- sel
- Selimpaşa
- Selmi Andak
- sergi
- sevdiğim şeyler
- sevgi
- sevgi soysal
- sevgili
- sevgililer günü
- sevinç
- seyahat
- seyirlik
- Seyyare
- Shakespeare
- Show TV
- sıcak
- sıkma
- sıradanlık
- Sidarta
- Sigara
- simit
- sinema
- sipariş
- sis
- soğuk
- sohbet
- sonbahar
- soru
- sorular
- spiker
- star
- still life
- su yücel
- suikast
- şablonlar
- şafak
- şans
- şarap
- şarkı
- şaşkınlık
- şeker
- Şeker Bayramı
- şerbet
- şermin
- şiddet
- şiir
- şikayet
- tabak
- tabletler
- tagore
- tanışma
- tansiyon
- tantuni
- tarif
- tartışma
- taşınma
- tatil
- tedavi
- teknoloji
- telaş
- telefon
- televizyon
- temizlik
- tenis
- tenis turnuvası
- terlik
- tevfik fikret
- Tırpan
- tiyatro sahne
- tokat
- toplantı
- Tövbeler Tövbesi.
- Transfer
- tren
- TRT
- TSM
- Ttv
- Tuna Huş
- tutsak
- tuvalet
- tüketim
- Tülin Oral
- Türkan Saylan
- türkü
- TV
- Uğur Mumcu
- umut
- unutma
- uyku
- Üç Hür El
- ülke meseleleri
- ümit
- üretmek
- ütü
- vahşet
- vakit
- Vasuveda
- vatan
- William Holden
- William Wordsworth
- Wimbledon
- yağlıboya resim
- yağmur
- yalnızlık
- yaprak
- yarışma
- yaşam
- yaşlılık
- yatak
- yaz
- yeğen
- yeğenlerim
- yeme-içme
- yemek
- yemekteyiz
- yeni yıl
- yeni yıl kartları
- yesterday
- yıl dönümü
- yılbaşı
- yıldız
- yıldönümü
- yoksulluk
- yol
- yolculuk
- yolculuk.
- yorgünluk
- Young at Heart
- yönetici
- yün
- yürüyüş
- zaman
- Zeki Müren



