ödül etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bir güzellik  

Posted by Asuman Yelen in , , ,



Sayın Haykırış,


Yok etmeye çalışmak yerine varlığımızı işaret ettiğiniz, düşmanlık yerine dostluk gösterdiğiniz, kara çalmak yerine üzerimize ışık tuttuğunuz, içtenliğimizi şüpheyle gölgelemek yerine inanarak kabul ettiğiniz ve bunu da bu çok şık ve nazik jestinizle ve emeğinizle ilan ettiğiniz için size çok teşekkür ediyorum.

Hep sevgiyle kalın...

Yaratıcı Blog Ödülü  

Posted by Asuman Yelen in ,


Sevgili Aslan Bey' e bana yönlendirdiği bu güzel ödül için çok teşekkür ederim.

Çok yakınlarda hemen tüm arkadaşlarım benzeri soruları yanıtladıkları için ve blog aleminde çok da geniş bir çevrem olmaması nedeniyle, sadece kendi ilginçliklerimi (bitmek tükenmek bilmeyen) bir kez daha sıralamakla yetineceğim.

1-Her şey yolundayken ve keyfim yerindeyse az yerim. Hele çok mutlu olursam iyice iştahtan kesilirim. Gelen, beni çok mutlu eden bir telefon, o sırada yemekte olduğum bir şeyi yemekten vazgeçmem için yeterlidir. İğne ipliğe de dönsem canlılığımı yitirmem. Bunalımdaysam tam tersi, sürekli yer ve yedikçe kötülerim.

2-Sıkı bir Red Kit fanatiğiyim. Çok yavaş okur, her kareyi, tiplerin bıyıklarının kıvrımlarına kadar inceler, her baktığıma gülerim. Hala eskileri aynı zevkle okuyorum.

3-Son on yıldır Puzzle (son bir yıl hariç) hayatımın bir parçası oldu. Çok renkli komik olanlarını tercih ediyor, onları zamana bölerek bazen l5 günde bazen 1 ayda tamamlıyorum. Genelde sabırsızken puzzle da çok sabırlıyım. Bana huzur veriyor.

4-Annemden genlerimize geçtiğini düşündüğüm, hepimizde olan bir hafif şaklabanlık durumu var. Kendimden söz ettiğime göre, arkadaşlarımla bir araya geldiğimde genellikle GÜM (güldürü üretme makinesi) ben olurum. Havamda isem ortalığı kırar geçiririm.

5-Çok büyük bir çığlıkla hapşırırım. Sokakta herkes dönüp bakar. Yanımdakiler irkilir. Çalıştığım sırada bankada iki üst kat servisteki arkadaşımın telefon açıp "çok yaşa" dediğini hatırlıyorum.

6-Kağıt oyunlarından Kanastayı çok severim. Yazın balkonda sabahlara kadar (Yeğenlerimle) oynar çok zevk alırım. Bir de tatilde gittiğim yerlerde.

7-Zeytinyağlı yemekleri güzel yaparım.



Hep sevgiyle kalalım...

Yılbaşı ödülüm  

Posted by Asuman Yelen in , , ,






Bir kitap daha yerini buldu kitaplığımda. İkibin yılından bu yana sadece son bir yıldır yeni yeni yeniden kitap okumaya odaklanabilen biri olarak ÖYKÜ ATÖLYESİ' nin vesile olduğu bu şans bu yönüyle de çok hoş bir ödül oldu bana.

Katkısı olan herkese bir kez daha teşekkürler...


Sevgiyle...

Güneş Işığı Ödülü  

Posted by Asuman Yelen in ,

Sevgili Çiçeklerin Dansı Emin Bey, bana bu ödülü gönderme nezaketini göstermiş. Kendisine çok teşekkür ediyorum. Ben de çok severek izlediğim arkadaşlarıma zevkle yolluyorum.

Leylak Dalı
Kızımı bu blogu açtığı için belki öldürürüm
Yeşil kremalı mor kek
Yaşamın kıyısında
Yaşam bir sanattır
Balküpüyle hayat
Çoban yıldızı
Ramazan Işık/ Hayata Dair
Mavi balon
Aslan
Uçuk beyaz
Hem okur hem yazar

Sevgiler...

Ödül  

Posted by Asuman Yelen in ,


Arkadaşım e.t. hatırlamış, değer vermiş ve bana bu ödülü yollamış. Çok teşekkür ederim.

Bir önceki ödülümde belirttiğim nedenlerden dolayı, kısaca açıklarsak, arkadaşlarımın hemen hemen hepsi bu ödülü önceden aldığından 7 kişi kuralını yerine getiremiyorum. "Severek, samimiyetle okuyan ve yazan herkese gitsin" diyerek, sevdiğim 7 şeyi listelemeye çalışayım..

l-Kızkardeşimle öğlenleri Türk Kahvesi içme faslı. (Ve tabii fal )
2-Yeğenlerime yemek hazırlayıp hepsiyle birarada pişirdiklerimi yeme faslı.
3-Okumak, Tagore'u tekrar tekrar okumak. (Büyüyen ay yazılarını ve Ateş böceği şiirini özellikle)
4-Sıkı bir yağmuru camdan izlerken Mantovanni dinlemek. (Nostaljik bir alışkanlık)
5-Rüyamda sevdiklerimi görmek.(Kaybettiklerimi)
6-Paçozu gezdirmek.
7-Klasik Türk Sanat Musikisi (Olabildiğince eski şarkılar, besteler) ("Seri Zülfü amberin" son favorim, hemen her gün dinlediğim)

Herkese sevgiler...

And the Oscar goes to...  

Posted by Asuman Yelen in ,


Ramazan'ın bereketi bu ilk küçük sürprizi ile kendini göstermeye başladı bile. Dostluk ve paylaşımı simgeleyen şık bir ödül...

Sevgili arkadaşım Yaşamın Kıyısında 'ya bana bu ödülü layık gördüğü için teşekkür ederim. Ben de gereğini yerini getirerek kuralları aşağıya yazıyorum.

1- Sizi ödüllendirene teşekkür edin.
2- Sizi ödüllendirenin blog linkini yayınlayın.
3- Ödülün logosunu yayınlayın
4- 7 yaratıcı blogeri ödüllendirin.
5- Bu 7 bloğun linklerini yayınlayın.
6- Ödüllendirdiklerinizi bundan haberdar edin.
7- Kendiniz hakkında 7 ilginç şey yazın

Neredeyse arkadaşlarımın tümü benden önce bu ödüle sahip olduğundan, üç maddeyi yerine getiremiyorum. "Bloglarına iyi niyet ve sevgiyle paylaşmak istediklerini yazan herkese gitsin" diyerek yedinci maddenin gereğini yapmağa çalışalım...

1-Keyifli ve huzurluyken, beynim tembelleşir, öfkelenince algılarım açılır, kafam daha iyi çalışır. Kambiyoda çalıştığım için bankanın yolladığı 8 aylık ingilizce kursunda, derste fazla konuşamadığım İngiliz hocaya sinirlenince odasına girip en az onbeş dakika öfkeyle içimi döküp, kapıyı çarpıp çıktıktan sonra İngilizce konuştuğumu idrak etmiştim..

2-Mutfakta ve resim yaparken ortalığı çok dağıtırım. Aklıma estikçe resmin bir yerini daha oynadığım için evde, perde, cam, koltuk her yerde yağlıboya lekeleri vardır. Yemek yaparken de sağa sola pirinç, salça, un Allah ne verdiyse döker, sonunda bır de ortalık toplayıp temizlediğim için herkesten çok yorulurum. (Küçücükken babaannemin bana koyduğu isim: Orman Kibarı)

3-Yön kabiliyetim sıfır denilecek kadar azdır. Şu an sahip olduğum arkadaşlarımdan hiçbirinin evini bir defada bulamam. Telefonda kendi evimi tarif edemem. Otelde, motelde ilk bir kaç gün odamı arar dururum.

4-Duygusal olduğum için aniden öfkelenebilirim. Bunu da tabii en iyi yeğenlerim bilir. Güzel güzel konuşup sohbet ederken, bir söz, bir bakış, bir nüans beni şirin bir teyzeden (haladan yahut) bir süpürge cadısına dönüştürebilir.

5-Bilmediğim şeyi yemek istemem. Radikal değişiklikleri sevmem. En çok evimde huzurlu hissederim. Alışkanlıklarımı çok zor bırakırım. (İyi veya kötü olanları)

6-Sevdiğim, önem verdiğim insanlarla bir araya gelince, sohbet, muhabbet, incinip -incitmeden hiç bir şey kaçırmadan yolunda gitsin diye öyle özen gösterir, öyle dikkat kesilirim ki, görsel ayrıntılar arada kaçar gider. Siyahken kızıla dönmüş bir saçı, yeni bir giysiyi, markası, rengi değişmiş bir arabayı asla söylenmezse farketmem. Ben de böyle kırarım insanları.

7-En korktuğum şey, iyi niyetimden şüphe edilmesidir. Benim dışımda, benim haberim olmadan gelişen, bu yüzden düzeltme şansına sahip olamıyacağım bazı durumlar yüzünden, benimle ilgili şüpheye düşmeye amade dostların (!) bende uğrattığı hayal kırıklığı, yüreğimde derin yaralar açar, uykularımı kaçırır.

Oh yahu..İnsanın kendini anlatması ne kadar zevkli. Zaten böyle bir meylimiz varken, bir de bunu bizden istedilerse keyifler tavan yapıyor. Çok ayıp ama gerçek. :)))

Bu ödülü hazırlayanlara ve bana yollayan arkadaşıma, bana bu zevki yaşattığı için bir kere daha teşekkür ederim.

Hep sevgiyle kalın...

Blog Widget by LinkWithin