ölüm yıldönümü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 yıl olmuş  

Posted by Asuman Yelen in ,


Hüsranla gönül hep inler
Gece gündüz ah eder

Bir serab oldu şimdi hayalin
Canım sen, neşem sen, bir lahza görsem.

Neden solar çiçekler, onlar da hasret mi çeker
Bilinmez ne söyler, sevdiğini mi özler, gözler

Bir serab oldu şimdi hayalin
Canım sen, neşem sen, bir lahza görsem.


Kız kardeşimle kahvemizi içip laflarken, Zeki müren' in o ağırbaşlı, sakin, duygulu edasıyla odayı sarıveren sıcacık sesi kelimelerimizi adeta dudaklarımızda dondurdu. Neveserin çok sevdiğimiz bu şarkısını uzun zamandır ondan duymamıştık, o yüzden mi, yoksa o güzel sese kayıtsız kalamadığımızdan mı, sözü sohbeti bırakıp dinledik, eşlik ettik, sonra sunucudan (TRT Müzik) öğrendik ki tam 13 yıl geçmiş, sanatın o talihsiz gününün üzerinden.

Hiç unutmuyorum. O ağırbaşlı haliyle, bilge tavrıyla güzel Türkçesiyle sohbetini tamamlayıp ödülünü aldıktan sonra, aniden, sessizce, şikayetsizce bir çınar gibi devrilip gidişinin hikayesini.

Türkiye' ye gelmiş geçmiş en güzel ses, Türk Sanat Müziğinin en usta sanatçısı, o tertemiz Türkçesiyle, makamları bozmadan, usulüyle adabıyla, hakkını ve duygusunu vererek şarkı söyleyebilen yeri asla doldurulamayacak sanatçı. En önemlisi de benim güzel çocukluğumun, en güzel yıllarımın, en mutlu anılarımın fon müziklerinin en kadife sesli, baş kahramanı.

Tüm giden sevdiklerimizle birlikte nurlar içinde yat. Mekanın Cennet olsun.


Babama  

Posted by Asuman Yelen in , ,

Canım Babam,

Adına yaşam dedikleri bu garip kör dövüşün anlam veremediğim sevgisizliğine, iki

yüzlülüklerine, sebepsiz mesnetsiz düşmanlıklarına, sabırla, nezaketle ve tıpkı senin gibi başı

yukarıda tahammül edebilmeyi bu güne kadar başardıysam, çok kısa birlikteliğimizde yaşamıma

ve tüm varlığıma geçirdiğin sevginin bu güne kadar yüreğimi sııcacık tutması ve her türlü

pislikten koruyan bir kalkan gibi etrafımı kuşatmasındandır.



Ve bu gün karşımdakine , tereddüt etmeden sevgimi açıklayabiliyorsam, aynı şekilde

doğru bildiğim şeyleri çekinmeden, dosdoğru ama nezaketle muhatabıma söyliyebiliyorsam ve

beni rahatsız eden her şeyden ikiyüzlülük etmek yerine tereddütsüz vazgeçebiliyorsam, kısacası

sevgi ve onuru birlikte taşıyabiliyorsam, bu bana öğrettiklerin sayesindedir.



Bu gün beni üzen, acıtan herşeyi, beni sana yaklaştıran süreci hızlandırma ihtimalini arttırdığı

için sessizce sükunetle kabul ediyorum. Bir de senin bana sabır Asu ninom, sabır yavrum dediğini

işittiğim için.



Ve bu günü, kendi uzun hasretimi yok sayarak, Allah seni, bu dostu- düşmanı, sevgisi- nefreti,

doğrusu-yanlışı birbirine karışmış, sana hiç uymayan alemden çekip aldığı için Kurtuluş Günün

ilan ediyor ve sevinçle kutluyorum.


Nurlar içinde yat...

İlkbahar  

Posted by Asuman Yelen in , ,




İlkbahara kızıyorsam eğer, nedeni, sabah horozlar ötmeden, daha gün ağarmadan kalleşçe odamıza sızıp seni benden çaldığı içindir.


Babamızı da aynı şekilde güzel yuvamızdan koparıp götüren yine oydu.


Şimdi düşünüyorum da...


Eğer güneş, yaşamın karıyla, kışıyla ve olanca sevgisizliğiyle kaskatı kesilen bedenlerimizi ılgıt ılgıt ısıtıyorsa, o sıcaklıkta senin yüreğininki de bulunmakta...


Eğer çiçekler, açtıkları topraklardan tatlı ve masum gülümsüyorlarsa o tebessümlerde senin güzel ruhunun yansımaları da dansetmekte...


Kuşlar, oradan oraya neşeyle coşkuyla şarkılar söyleyerek uçarken belki de senin aralarındaki varlığını kutsuyorlar...


Ve sen, İlkbaharın tam ortasından tatlı tatlı bize gülümsüyorsun belki.


Ve ben, belki de tüm mevsimlerden daha da fazla sevmeliyim İlkbaharı....





Nurlar içinde yat uzun yol arkadaşım benim.....





Not:Çok sevdiğim ilk resmi, sevgili arkadaşım Leylak Dalı' nın blogundan çaldığımı utançla bildiririm. Daha güzelini bulamadım çünkü.

Onsuz 3 yıl  

Posted by Asuman Yelen in , ,



ÇİZGİ

günlerden bir akşam üstü
yolda tozlar uçuşuyordu
her biri kendi başına birer dünya

dünyalardan birinde bir insan
insanın avucunda bir çizgi
çizginin ucunda bir son

sonda bir gün ağarıyordu
bir çocuk doğmuş yol üstünde
yummuş avucunu ağlıyordu

B.Ecevit
1974






Blog Widget by LinkWithin