güncel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

SUS BE ADAM...  

Posted by Asuman Yelen in ,

Sinirden elim ayağım titriyor. Nasıl habercilik bu. Ne ucuz habercilik bu. Herkes nefes dinlemeye

çalışıyor. On kere uyarıldı. Ben oturduğum yerde sus adam diye bas bas bağırıyorum.

İşitilmesine engel olduğun nefes senin muhabir arkadaşlarına ait olabilir.

Hala uyarılıyor.

İnanmıyorum ve hala konuşuyor. Neler mi söylüyor. Sürekli tekrarladığı, çalışma yapanların

kendisinden susmasını istediği. Ama hala konuşuyor. İzlediğimiz şeyleri anlatıyor.

Çalışmayı yapan adam sesleniyor. "Yaşıyorsan üç defa vur" diyor.

Bizim işgüzar, anlayış ve insaf yoksunu muhabir bozuntusu tam da cevap beklenirken

aptalca beyinsizce tekrarlıyor. "Eleman yaşıyorsan üç defa vur dedi" diye.

Bu kadarı aymazlık, insafsızlık, aptallık, sorumsuzluk, cehalet, rezalet olmaz...

Nasıl insanlar olduk böyle. Konuşmamız gerektiği yerde dut yemiş bülbül kesiliyoruz.

Kayıtsız şartsız ve tam sessizlik gerektiren bu kadar yaşamsal, insani bir durumda susmak

bilmiyoruz.

5' er beşer  

Posted by Asuman Yelen in ,


Son zamanlarda ardarda gelen büyük üzüntü ve sıkıntılar, benim kişisel güncel ufak- tefek

sorunlarım, temizlik, yorgunluk, yaklaşan bayramın (yok saymaya çalışsam da ) beraberinde

getireceğini bildiğim stres, hüzün, ziyaretler için hazırlık, telaşe ve son bir kaç gündür sebepsiz

zamansız göz yaşları, umutsuzluk, karamsarlık hali derken hızır gibi yetişti Ali Sunal ve ekibi.

Başından beri çok geç vakitte de olsa zaten beğenerek izliyordum. Bu akşam çılgınlar gibi

güldüm. Tepemdeki kara bulutları dağıttıkları için onlara minnet duydum.

Farklı konsepti, sergilenen mükemmel oyunculuklar ve müthiş enerjisiyle izlenmeye

değer diyorum... Bir de jenerik müziği.

Kaldırılacak diye de korkuıyorum doğrusu...



Sanatınıza, yüreğinize, emeğinize, enerjinize sağlık ...

Bunu yazarkan Ali Sunal' ın bitiş cümlesini duydum. Kapak olsun diye ilave ediyorum.

"Bir insanı sevmekle başlayacak her şey.. der sait Faik... "

2010 Haziran' ında herhangi bir hafta  

Posted by Asuman Yelen in , ,

Farklı bir hafta geçirdim.

Son zamanlarda ülkemizde ve tüm dünyada gelişen ve gelişmekte olan bazı olaylar herkes gibi beni de fazlasıyla üzdü. Fazlasıyla da endişelendirdi. Üzüntüm artarak, endişem daha da artarak sürmekte. Bunları eşle dostla uzun uzadıya konuşuyoruz. Duygularımızı, korkularımızı paylaşıyoruz. Bu arada iktidar-muhalefet kanadında politikacılar, akademisyenler, aydınlar, köşe yazarları her kafadan farklı sesler, tepkiler, senaryolar bunların hiçbiri ne üzüntümüzü ne endişelerimizi azaltmadığı gibi kafaları karıştırmaktan öte gitmiyor.

Tabii bu arada yaşam da devam etmekte...

Daha önce bahsettiğim Fransa Açık Tenis Turnuvası' nı hiç bir maçı kaçırmadan zevkle izledim. Bunu özlemişim.

Federer çeyrek finalde elendi. Finalde oynayacağını umduğum favorimdi. Üzüldüm doğrusu.

Zenci Williams kızkardeşler yarı finale dahi çıkamadılar.


Kızlarda İtalyan Francesca finalde Avustralyalı rakibini eleyerek bu yılın şampiyonu oldu. Sevincinden kırmızı toprağı nerdeyse yaladı yuttu. İtalyanlar için çok alışılmış bir şey olmadığı için herhalde Akdeniz kanı tüm gürültü ve taşkınlığı ile kortta kendini gösterdi. Bu sıradışı bir durumdu. (Teniş seyircisi için)





Erkeklerde ise İspanyol Rafael Nadal, İsveçli Soderling' i yenerek kendini sırtüstü bırakıverdiği toprak kortta salya sümük ağladı. Soderling çeyrek finalde Federer' i elediği için ona kızgın olduğumdan, şampiyonluk kupasını aslında pek de sevmediğim Nadal' ın kaldırması içimin yağlarını eritti.



Darısı Wimbledon' un başına diyerek tenis konusunu geçiyorum.

Bu hafta son yıllarda yeterince yapamadığım bir başka şey daha yaptım. Bir roman okudum. Hem de bir aşk romanı. Bildiğimiz pembe renkli olanlardan.

Benim için çok özel olan bu kitaptan ve beyaz ve pembe dizi maceramdan bir sonraki postumda bahsetmeyi düşünüyorum. Eminim çılgınca merak ediyorsunuzdur :)))

Görüşene kadar, hep sevgiyle kalalım...

Blog Widget by LinkWithin