dünya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bebeğin Usulü  

Posted by Asuman Yelen in , , ,





Eğer bebek sadece istemiş olsaydı, şu an göğe uçabilirdi. Onun bizi bırakıp gitmemesi boşuna değildir.













O, başını annesinin göğsünde dinlendirmeyi sever ve onun gözünün önünden kaybolmasına asla dayanamaz.









Bebek, derin hikmet dolu sözcüklerin, konuşmaların, her türlüsünü bilir. Halbuki dünyada pek az kimse onların manasını anlar.

Onun asla konuşmak istememesi boşuna değildir. Kılık değişikliği ile gelmesi boşuna değildir.

















Onun istediği biricik şey, annesinin sözlerini annesinin ağzından öğrenmektir. Onun için de bebek öyle saf görünür.











Bebeğin bir yığın altın ve incileri vardı.Buna rağmen bu dünyaya bir dilenci gibi geldi. Onun böyle bir kılık değişikliği ile gelmesi boşuna değildir.

Bu küçük sevgili dilenci annesinin sevgi zenginliğini dilensin diye, son derece zavallı görünmek ister.












Bebek mini mini hilalin ülkesinde tüm bağlardan uzak, öylesine özgürdü ki…Onun özgürlüğünden vazgeçmesi boşuna değildir.













O, annesinin küçücük kalp köşesinde sonsuz sevinç için yer olduğunu, onun kollarıyla sarılmasının, sıkılmasının hürriyetten çok daha tatlı olduğunu bilir.












Bebek, nasıl ağlanacağını asla bilmezdi. O tam bir saadet ülkesinde yaşardı.

Onungözyaşları dökmeyi istemesi boşuna değildir.







Her ne kadar sevgili yüzünün gülmemesi ile, annesinin özlem ve sevgidolu kalbini, kendine çekse de önemsiz üzüntüler için küçücük ağlayışları da iki katlı sevgi ve acıma bağını örerler.




Her yeni doğan çocuk, tanrının hala insanlardan umudunu kesmediğini gösterir.

Sir Rabindrananath TAGORE

Parça yazarın Büyüyen Ay isimli kitabından alınmıştır.



Sevgimle...






Çekip gitme arzusu  

Posted by Asuman Yelen in , , , ,



Gel ey çaresiz ölümlü, gel, karanlık

Temiz yatağıdır güzel uykunun

Ve dindiği yerdir tüm acıların.”

T.Fikret


O karanlık ki, beni gündüzlerin siyahından, gürültülerin içinden, bitmeyecek kavganın, riyanın, yalanın, düşmanlığın ortasından çeker- alır, sarıp-sarmalayıp süresiz nadasa yatırdığım kara gözlü mutlu çocuğun koynuna taşır. O bembeyaz yatağa…

O yatak benim kıymetli konuklarımı ağırladığım kabul yerimdir. Onlar, sancılı, mutsuz, kırgın yattığım gecelerde uğrarlar, saçımı okşayan sevgi dolu elleri, başımı koyduğum güvenli dizleri, güçlü omuzları vardır yaslanacağım. Sessiz, saygılı, derin bakışlı ve şefkat doludurlar.

O yatak beni bambaşka dünyalara, farklı alemlere götüren geminin iskelesi, otobüsün terminali, trenin istasyonudur. Tüm mutluluk turlarımın bilet gişesi. Beni masmavi gökyüzüne taşıyan güzel anka kuşunun kanadı. Gittiğim yerlerde, uçsuz bucaksız tertemiz denizler beni içlerine alır. Yemyeşil çimenlerin üzerinde, ağaçlar ve renkli çiçekler arasında, çocuklarla koşar, bembeyaz örtülü uçsuz bucaksız masaların etrafına tüm sevdiklerimle toplanır, kuş sütü içeriz.

Ve o ev… Hep aynı ev… Düzenli aralıklarla ziyaret ettiğim, tertemiz ahşap tabanı, birer basamakla çıktığım, kapıları olmayan, boydan boya sedirleri, bembeyaz örtüleri, kadife halıları, pırıl pırıl yatağıyla üç odası, tavanından sallanan tek ampulüyle, hep aynı yerde beni bekleyen, tek katlı, geniş pencereli aydınlık ev. Odalarını tek tek dolaştığım, içinde huzur bulduğum.

Gecenin aydınlığından günün karanlığına, çamurlu, dikenli yolları, defolu insanlarıyla beni bekleyen gürültülü aleme düştüğümde, eğer hala bakışlarımda muzip bir ışıltı, sesimde çocuksu bir tını, dudağımın kenarında sürekli bir tebessüm taşıyabiliyorsam, bunu, yüreğimde ve yatağımda sakladığım o masum çocuğa borçlu olduğumu biliyor, onu gözümden sakınıyorum.



Bu bir öykü atölyesi çalışmasıdır.


Vesveseli  

Posted by Asuman Yelen in , ,






Ey dünya!
Ebedi olarak yaşıyorsun

Mevsimlerin tepsilerinden
Çiçekler ve yapraklar
Yolunun üzerine
Dökülüyorlar.













Fakat?
Sen asla durmuyorsun.
Durmak bilmeyen yarışında
Yalnız acele ediyorsun,

Ve asla
Geriye bakmıyorsun,
Ne bulursan
Fırlatıp uzaklara atıyorsun.















Herhangi birşey almak için
Asla durmuyor
Herhangi birşey
Muhafaza etmiyorsun.


















Ne kederin ne de
Herhangi bir korkun var.

Yarışının
Büyük süratinden mütevellit
Büyük sevincin yüzünden
Herşeyi harcıyorsun.
















Bir anda dopdolusun
Ve
Gene de aynı anda
Hiçbirşeye malik değilsin.













Senin ebedi yarışman
Seni
Herzaman için
Taze kıldı.
Eğer yorulduğunu hissediyorsan
Bir an için dur.














Sonsuz semayı bile kirletecek
Çöl tepecikleri
Toplanmış olacak





















Ey ebedi danscı!...
Senin dans dalgaların,
Daimi olarak
Ölüm banyosuyla
Bütün dünyayı
Saflaştırıyor.









...






Ey Şair!.....
Dans eden dünyanın
Belindeki kemerin zilleri...

Ve onun
Durmak bilmeyen adımları tarafından
Çılgın bir deliye döndürüldün



Rabindranath Tagore







Sevgiyle kalın...










Sonuncusu hariç, resimler benim amatör fotoğraf çalışmalarımın arasından seçilmiştir.

Blog Widget by LinkWithin