27 mayıs İhtilali etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çocuk gözüyle ihtilal  

Posted by Asuman Yelen in ,


"Sanıklaar getirildiler. Baağlı olmayarak yerlerine alındılar. Müdaafiiler haazır. Açık olarak duruşmaya devaam olundu."

Adıyamandayız. Ahşap evimizde, kırmızı çizgisi ile odayı aydınlatmaya çalışan düşük voltajlı ampulün loş ışığında bazan annem ve babam bazen bazı ahbapların da ilavesiyle, kaygılı başlar radyoya eğilir, Salim Başol' un "k"ların üstüne basarak "a" ları uzatarak bu cümleyle başlattığı Yassıada Duruşmaları izlenirdi.

İlkokul üçüncü sınıfa gidiyordum ve sekiz yaşındaydım. Nedense bu cümleyi ezberlemiştim ve hiç unutmadım. Ne sesi ne söyleme biçimini hiç unutmadım. Benim gözümle o dönemde Adıyaman' da farkedebildiğim birkaç şey vardı. Gittiğimiz sinemada film seyrederken belli saatte ara verilir, perdede bir ada ve yanaşan gemiler gösterilir (bu giriş her seferinde aynıydı) sonra mahkeme görüntülerine geçilirdi. Tam hatırlamadığım ne kadar ne gösterildiği idi. Ama çok iyi hatırladığım, seyirciler arasında kıpırtılar ve mırıltıların arttığıydı.

Bir başka değişiklik, tam karşımızda oturan arkadaşım Burçin' in ve ailesinin apar topar Kahta' ya (Adıyaman' ın kazası) taşınmış olmalarıydı. Sonradan öğrendim ki albay olan babası o dönemde Kahta' nın kaymakamı oluvermişti. İlerleyen zamanlarda bizi davet edip çok güzel birkaç gün geçirmemizi sağlamışlardı.

Sonra annemin babamın nikah yüzükleri sarıdan beyaza dönüştü. Bize kısaca açıkladıkları, hazine için herkesle birlikte onlar da altın yüzüklerini vermişlerdi. Her ikisi de öldüklerinde parmaklarında o beyaz yüzükler vardı.

l960 yılında Adıyaman' da 27 Mayıs İhtilalinin benim çocuk dimağımdaki izi hemen hemen bu kadarla sınırlı.

1961 yılın sonbaharı Menderes, Zorlu ve Polatkan idam edildi. Hiç unutmadığım, gazetede idam resmini gören ağabeyimin sapsarı bir suratla banyoya koşmasıydı. Uzun süre de bu görüntünün etkisini üzerinden atamadı. Annem ve babam da çok üzgündü.

1963 yılının 27 Mayıs' ı "Hürriyet ve Anayasa Bayramı" olarak ilan edilmişti ve tüm milli bayramlarda olduğu gibi o tarihte İş Bankası müdürü olan babamın da siyah takım elbiselerini giyip protokole katılması ve Atatürk anıtına çelenk koyması gerekiyordu ama o gitmedi.

Taşındığımız her evin misafir odasının duvarına mutlaka çerçeveli Atatürk resmini asan, sosyal demokrat görüşlü, aydın bir kişi olan, Demokrat Parti' nin son zamanlardaki icraatlarını kaygıyla izleyen babam, bu üç insanın idamını hiç içine sindirememiş, hele hele bunu bayram olarak kutlamayı kesinlikle kabul edememişti.

Blog Widget by LinkWithin