alış-veriş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kilolar ve Giysiler  

Posted by Asuman Yelen in




Bugün, son zamanlarda aklımı kurcalayıp canımı sıkan iki durumu kendi usulümce yoluna

koydum. Bundan asla iki sorunumu çözdüğüm anlaşılmasın. Birincisi geçici ve kısmi

olarak halledildi. Büyük bir kısmı artarak devam ediyor. İkincisi ise "çözümsüzlüğü, beni daha

çok mutlu ettiği için çözüm olarak kabul etttim" şeklinde açıklanabilir.

İlkinden başlayalım.



Yeğenimin Cumartesi günü yapılacak nişan töreni için abiye bir

giysi almak üzere bu soğukta kimbilir kaçıncı tur düştüm yollara...

Kot pantalon, kazak, kaşkol, yün çorap, kapşonlu

gocuk ve yığınla fazla kilomu da yanıma alarak...






Önce girdiğim birçok mağazada 42 bedenin üzerinde ürün satılmadığını öğrenip çılgına döndüm.

Hele girince elemana "abiye ürünleriniz..." diye başladığımda önce "sizin için mi" "evet" hemen

arkasından sabırsızca " büyük beden satmıyoruz," başka bir deyişle "siz şişmansınız"

şeklinde bir diyaloga göğüs germek berbat bir duyguydu.


"Abiye" kavramının naifliğine ters düşen bünyemin incecik ve

rengarenk kumaşlara uyum sağlaması pek de kolay bir şey değildi.

Bir sürü mağazada, pantalon, çizme yün çorap ve kazakla boğuşarak

birçok narin elbiseyi giyip aynaya

bakar bakmaz uğradığım hayal kırıklığı

ve kendime duyduğum kızgınlığın adım adım nefrete dönüşmesi

çok kötüydü çook.

Girdiğim hatırı sayılır bir mağazada neredeyse tüm abiye

kıyafetler (tabii büyük beden olanları) siyahtı.

Oysa Rayuşla tüm anneler halalar ve teyzelerin neden hep siyah

giydiği konusunu konuşmuş bu durumla hafiften gırgır bile geçmiştik.

Almadım tabii. Canım iyiden iyiye sıkılmıştı. Dönüşte asansörde albenili bir çerçevenin içinde

yazılı olan "asansörü hepimiz hor kullanmıyalım" ibaresi bile güldüremedi beni.

Can sıkıntısı ve umutsuzlukla eve dönmek üzere vasıta beklerlen ani bir kararla bir taksiye

atlayıp 7-8 sene öncesine kadar hemem hemen tüm giysi alışverişlerimi yaptığım, bir

elemanına sinirlenip gitmekten vazgeçtiğim butiğin adresini verdim.

Kapıdan içeri girdiğimde adım ve soyadımla hatırlayıp güler yüzle ve öperek karşılayan

butik sahibi adeta beni bekliyordu. Orada askıda ilk görüşte vurulup giyer giymez beğendiğim

güzelim elbisem de ...


Poşetim elimde çıkarken keyfim yerine gelmişti. Elbise işi bu defalık çözümlenmişti.

Ya kilolar!...

Umarım çözümsüz değildirler...


Diğer konuyu daha sonraki günlere bırakıyorum. Çok yorgun ve uykusuzum.


Sağlıklı ve mutlu günlere...

Blog Widget by LinkWithin