Bebeğin Usulü  

Posted by Asuman Yelen in , , ,





Eğer bebek sadece istemiş olsaydı, şu an göğe uçabilirdi. Onun bizi bırakıp gitmemesi boşuna değildir.













O, başını annesinin göğsünde dinlendirmeyi sever ve onun gözünün önünden kaybolmasına asla dayanamaz.









Bebek, derin hikmet dolu sözcüklerin, konuşmaların, her türlüsünü bilir. Halbuki dünyada pek az kimse onların manasını anlar.

Onun asla konuşmak istememesi boşuna değildir. Kılık değişikliği ile gelmesi boşuna değildir.

















Onun istediği biricik şey, annesinin sözlerini annesinin ağzından öğrenmektir. Onun için de bebek öyle saf görünür.











Bebeğin bir yığın altın ve incileri vardı.Buna rağmen bu dünyaya bir dilenci gibi geldi. Onun böyle bir kılık değişikliği ile gelmesi boşuna değildir.

Bu küçük sevgili dilenci annesinin sevgi zenginliğini dilensin diye, son derece zavallı görünmek ister.












Bebek mini mini hilalin ülkesinde tüm bağlardan uzak, öylesine özgürdü ki…Onun özgürlüğünden vazgeçmesi boşuna değildir.













O, annesinin küçücük kalp köşesinde sonsuz sevinç için yer olduğunu, onun kollarıyla sarılmasının, sıkılmasının hürriyetten çok daha tatlı olduğunu bilir.












Bebek, nasıl ağlanacağını asla bilmezdi. O tam bir saadet ülkesinde yaşardı.

Onungözyaşları dökmeyi istemesi boşuna değildir.







Her ne kadar sevgili yüzünün gülmemesi ile, annesinin özlem ve sevgidolu kalbini, kendine çekse de önemsiz üzüntüler için küçücük ağlayışları da iki katlı sevgi ve acıma bağını örerler.




Her yeni doğan çocuk, tanrının hala insanlardan umudunu kesmediğini gösterir.

Sir Rabindrananath TAGORE

Parça yazarın Büyüyen Ay isimli kitabından alınmıştır.



Sevgimle...






This entry was posted on 27.10.2009 at Salı, Ekim 27, 2009 and is filed under , , , . You can follow any responses to this entry through the comments feed .

4 yorum

bebekler;
küçük insanlar onlar.
çok hoştu. teşekkürler :)

27 Ekim 2009 09:02

Sevgili e.t.,

Onlar, kirli dünyamızın oksijeni...
Biraz soluk alabiliyorsak, hala ağaçlar ve çiçekler yeşerebiliyorsa,
onların sayesinde.Işık onların gözlerinde. Ve dünya onların avuçlarında.

Sevgiler canım...

27 Ekim 2009 10:12

Ecevit'in çevirileriyle çocukluğumda tanıdım ve sevdim TAGORE'u..
Buradaki sözlerine hiç rastlamamışım ama.
Çok güzel sözler ve doğru tespitler.Üstüne söylenecek başka bir söz yok gerçekten..
Hazırladığın bu güzel postla öğrenmemi sağladığın için teşekkür ederim Asucuğum..
Sevgilerimle..

27 Ekim 2009 23:27

Zeugma' cığım,
Aslında ben yazının kaynağını belirtmediğimi şimdi sayende farkettim. Bu da daha önce de içi
nden birkaç parça yayınladığım "Büyüyen Ay" isimli kitaptan.
Ben bu ve benzeri postları ara ara düzenleyerek bir rüyamı, çok uzun senelerdir hayal ettiğim bir şeyi gerçekleştiriyorum inan. Ara ara da devam etmeyi düşünüyorum. Sadece kendim için de olsa.
İyi geceler canım...

27 Ekim 2009 23:55

Yorum Gönder

Blog Widget by LinkWithin