Davul, sokak köpekleri ve Paçoz  

Posted by Asuman Yelen in , ,





Nihayet olan oldu. Paçoz yapacağını yaptı ve ben galiba taşınmak zorunda kalıyorum.

Ramazan davullarına kızanları kınayan biri olarak itiraf etmek zorundayım. Şu günlerde ben de sevmiyorum onları. Sokak köpekleriyle bir oldular paçozu azdırdılar alt komşumu kızdırdılar. ( bkz. beddua ) Bizim nazik prens bir canavara dönüştü. Ağzından ateşler saçıyor, ve maalesef beni evimden atıyor. Üslubuma bakmayın, sinirimden gülüyorum. Aslında (bir avukat arkadaşımla görüştüm) pek şansım yok biliyorum ve korkudan ölüyorum.

Başa dönersek, Ramazan'ın başından beri var bu hal. Gece üç civarı davulcular geliyor. Tıpkı fareli köyün kavalcısı gibi. Etraflarında en az üç köpek, paralanırcasına havlayarak eşlik ediyorlar. Benim asil komşum bunların hiç birini duymuyor, benim zavallı paçozum iki hav der demez güm güm güm. Eskiden kibarca tıklatırdı duvarı. Sanırım başka sorunları da var.
Zavallım daha hav derken fırlıyorum, nefessiz kalana kadar ağzını sımsıkı tutuyorum. Bıraktığımda bana şaşkın, küskün bir bakışı var ki sormayın. Ona mı üzüleyim, her gece yetişicem diye Usain Bolt' u kıskandıracak kıvamdaki koşturmaca yüzünden ayak bileğim nüksetti. Çok ciddiyim neredeyse başa döndü ağrısı.

Yöneticimizin evlere şenlik iki çocuğu var. Apartmanı yıkıyorlar. Uzun zamandır onlara baskı yapıyormuş bizim Hint Racası. Gereğini yapın, prosedürü uygulayın diye. Kadıncağız da çocuklarımın yanında Paçoz bir melek demiş. İlk defa bu gün anlatıldı bana olay. 1995 den beri oturduğum evden maalesef çıkmak zorundaymışım. İnat edersem Paçoz'u alabilirlermiş. Sabah kötü uyanmıştım. Sebebi buymuş. Önce ağlamaktan yüzüm gözüm şiştiyse de, kızkardeşimle hemen silkinip kiralık ev bakmaya başladık bile. Tebdili mekanda ferahlık vardır. Allah başka keder vermesin diyerek önümüze bakmaya karar verdik. Komşularım, Paçozun bebekliğini bilenler hep birlikte gidelim konuşalım dediler. Ne gururum ne de sinirlerim buna elvermez diyerek vazgeçirdim.

İşte böyle dostlar, başımda böyle bir dert var. Amaa.. Her şerde de bir hayır var. :)))

Böylece alt katımdaki Osmanlı Şehzadesinden kurtulmuş olacağız kızımla birlikte.

Herkese sevgiler...

This entry was posted on 5.09.2009 at Cumartesi, Eylül 05, 2009 and is filed under , , . You can follow any responses to this entry through the comments feed .

24 yorum

günaydın. Öncelikle çok çok geçmiş olsun ayağınız için. Yeniden ağrımasına üzüldüm. Ama alt kat komşunuza çok sinirlendim. Onun yaptığı hukuk yolu ile haksızlık zorbalık. Beddua yazınızda da okumuştum sonuçta belirli bir yaşa gelmiş olgun bir insan ve paçozun neden bu şekilde hırçınlaştığını havladığını biliyor olması gerek. Sonuçta paçoz yılın her günü günün her gecesi yeri göğü yıkarcasına havlamıyor ki hak verelim kendisine. Sinirden ne diyeceğimi bilemiyorum... Komşularınızda durumu biliyorlar haksızlığın farkındalardır sanırım. Bence siz değil komşunuz ev aramalı. Madem sessizlik sükunet istiyor çocuklu ailelerin vs yaşadığı bir sitede ev tutmasaymış. Yok geçmicek benim bu sinirim ...

5 Eylül 2009 09:32

Mor kek'im sinirlenmiş.
Canımsın yaa.Ev sahibi olana kadar hemen her sene taşınmaya alışmış biriyim. Geçenlerde de "yaa taşınmayı özledim" diye geyik yapmıştım. Yapar mısın. Dilek kapım açıkmış.Bedduada bahsettiğim (abartarak) ziyaretimde "sizin sessizlik isteyen bir yazar olarak denize karşı müstakil bir evde oturmanız gerek" dediğimde o soğuk nezaketiyle "bence sizin köpek sahibi biri olarak bahçeli..."diye anında cevabını yapıştırmıştı.
Sağlık olsun canım benim.
Öptüm yavrum...

5 Eylül 2009 10:16

Asuman hayrola ya. Benim de canım sıkıldı şimdi. Hoşgörü denen şeyi, komşuluk hakkı denen şeyi iyiden iyiye kaybettik galiba. Bazen çok mutsuz ve umutsuz oluyorum ülkenin ve insanların ahvaline bakınca.Bence pireye kızıp yorgan yakma, evinden memnunsan bekle biraz belki herşey yoluna girer. Apartmanda köpek besleyen tek sen değilsin ya, yüzlerce örnek var.
Ne diyeyim elimden ancak Allah yardımcın olsun demek geliyor, bir de sıkma canını ayağına dikkat et demek. Blog daha fazlasına izin vermiyor:)))
Sevgiler yolluyorum sana...

5 Eylül 2009 11:14

Sağol Leylakçığım.

Emim ol 10 yıla yakındır Paçoz benimle.Çok havlayan bir köpek de değil.Kimseden tek bir şikayet almadım. Komşum münzevi ve hep evde. Çıt çıkarmadan yaşıyor. Evi son derece sessiz. TV. ya da müzik yok. Telefon konuşmalarınızın her kelimesini duyuyorum diyor. Ben de tabii ki ilk yazımda abarttığım gibi biri değilim. Bir emekli kadından ne ses çıkarsa o kadar.Neyse her şeyde vardır bir hayır.

5 Eylül 2009 11:59

ama bence gitmemeniz gerekiyor. Koca apartman rahatsız değilken bir kişinin rahatsızlığı hayatınızı bu şekilde etkilememeli. Ramazan bitince olmayacak birşey bu havlamalar. bunu idrak edemeyecek kadar mantıklı düşünemeyen birisi için düzeninizi bozmayın :( hukuk net olsa da bu konuda haklı olan sizsiniz çünkü sürekliliği olan bir durum değil.

5 Eylül 2009 13:42

Hemen görüştüğüm herkes aynı şeyi söylüyor.Üst katım, daha ağzımı açmadan beni şahit yaz diye sesleniyor.Yan komşu o bizim hırsıza karşı güvencemiz diyor.Komşular hem şaşkın hem kızgın. Eniştem (human'ın babası) bütün gece internetten emsal davalar bulup yazdırmış.Onları da görünce Fulya'cığım ben de biraz beklemeye karar verdim.Benim için yorucu ve üzücü bir süreç olacak olsa da. İlgine teşekkürler canım.

5 Eylül 2009 16:37

Ne kadar hayret verici bir durum..
Şaşkınlıklar içinde okudum..
Bazıları kime dişini geçirebileceğine inandıysa onu seçiyor bu dünyada.
Asucuğum, neden hemen çıkmaya karar veriyorsun evinden,haksızlığın, yapılan yanlışlığın farkında olmana rağmen.Ya yeni oturacağın evde de başına gelirse benzer bir olay?
Pek şansım yok derken, kanunlar komşundan yana, onu mu kastediyorsun? Peki ya insanlık nerede kaldı?
Senin ne duyarlı bir hanım olduğunu onca yıldır anlayamamış o insan müsveddesine yazıklar olsun diyorum.
Bir Ramazan davulcusu olayı nerelere varmış böyle :(
Lütfen üzme kendini ve o nazik prensle bir kez daha konuş bence..
Umarım her şey yoluna girer.

5 Eylül 2009 21:27

Can sıkıcı bir durum.Hiç anlayış kalmamış insanlarda çok üzüldüm.Ben de biraz beklesen diyeceğim.
Geçmiş olsun canım.

Sevgiler

5 Eylül 2009 22:11

Kanunlar ondan yana gibi Zeugma'cığım. Ama bu kanunların yürürlüğe girmesi için apt.yön.kur.kararı gerekiyor.İşte orada ben çok şanslıyım.14 yıldır aynı evdeyim. Kendi evim ve o kiracı.2 senedir filan oturuyor ama tüm gününü evde geçirmeye sanırım Mayıs ayında başladı.Düşünebiliyor musun büyük temizlik günümde desibel ölçtürmüş.Tabii yüksek çıkmış.(elektrik süpürgesi)Yardımcı var diye paçoz da ara ara havlıyor.
Mahkemede raporu ibraz edecekmiş.
İlk parçada (beddua)da biraz abartmıştım ama meğer hiç abartmamışım.Avukat bir arkadaşım var. Bakalım bir mücadeleye gireceğiz. Ölüm yok ucunda diyorum. Tek derdim bu olsun.
Sevgiler...

5 Eylül 2009 22:37

İlk öfkem ve üzüntüm geçince, apt.halkının da yüreklendirmesiyle
ben de o kararı verdim Çınar'cığım.
Hakkımda hayırlısı..
Sevgiler...

5 Eylül 2009 22:41

Merhaba,
Durumanuza,gerçekten üzüldüm.Zor bir durum.Her işte bir hayır vardır.Dilerim,bir orta yol bulunur.
Sevgiyle kalın...

6 Eylül 2009 00:26

Çok teşekkür ederim Emin Bey,

Ben de düzeleceğini umuyorum.Komşularım tek tek güvence veriyor. Olmasa da dediğiniz gibi en önemlisi sağlık.

Siz de sevgiyle kalın...

6 Eylül 2009 02:10

Asumancigim,
ne diyecegimi bilemedim:( sadece cok üzüldüm.Yorumlarida okudum bende ayni seyleri diyecektim hemen ayrilma evinden.Belki bu adamla(beyefendi diyesim gelmedi)bir uzlasmaya varirsiniz.Sende zaten simdilik böyle bir karar almissin.Su mubarek günlerde bile insanlarin takindiklari tavir ne kötü.Umarim en kisa zamanda
tatliya baglanir sorunun.
Kocaman sevgiler.

6 Eylül 2009 02:57

Çok teşekkür ederim Sünter'ciğim.
Senin de dediğin gibi ve senden önce (sağolsunlar) tüm dostlarımın da önerdiği gibi beklemeye karar verdim.
Her şey olacağına varır. Ben artık hiç bir şeye şaşırmamayı, hiç bir şeye kafayı takmamayı şiar edindim.Sana da tavsiye ederim.
Yeter ki dostluklar baki olsun.
Sevgiler..

6 Eylül 2009 03:08

Çok kötü bir durum Asuman hanım.Siz apatman dairesinde yaşıyosunuz ,ablam bahçeli evde oturduğu halde yaşıyor bu tatsız durumu.Büyükçe bahçeli evlerin bulunduğu sitede belki hemen her evde köpek var ,ve akşamları bir tanesi havlamaya başladığında bizim bıdıklarda başlıyorlar diğerlerin serenatına.Ve maalesef yan komşuları başlıyor bık bık söylenmeye.

Keşke bir tane mahkeme çıkıp şu hayvanlara tahammülsüzlere ceza verse ceza olarak ,evelrinde bir kaç ay köpek ya da kedi besleme cezası verse ne güzel olur :))

6 Eylül 2009 12:50

İzdüşümler,

Dokuz katlı apartmanın sekizinci katında bir köpek olmamalı belki. Ama ikibin yılında yılbaşı gecesi geldiğinde ve sonrasında ne tek bir itiraz ne de şikayet duymadım.Semtimiz çok köpek barındırıyor. Yakınlarımızdaki ormana her sabah erkenden yürüyüşe gidilirken(eniştem bunu her gün yapar) köpeklare torbalarla yiyecek taşınıyor. Kışın onlar için çadırlar yapılıyor barınmaları için.Köpek sesine insanlar alışık. Ama benim alt kat münzevi bir yazar. Tam gün evde. Yalnız ve sessiz.Bu ara biraz da dertli galiba. Yasalar da ondan yana gibi ama bekleyip göreceğiz.
O ceza çok güzel.Sorunu toptan çözer. Eminim. Bununla ilgili şu an bir şey hatırladım ve hemen yazacağım.
Sevgiler...

6 Eylül 2009 13:12

Kıyamam ben ona...

7 Eylül 2009 01:54

Hiç kıyılır mı benim yavruma..
O benim canım. O nereye ben oraya. Yada ben nereye o da oraya.
İnşallah çözümleyeceğiz Nur'cuğum. O da hissetti sanki. Son derece sessiz ve mazlum. Kendine düşeni yapıyor.
Sevgiler...

7 Eylül 2009 02:06

kalma kararınıza sevindim :) human'a da diyorum bak gidelim adamın kapısına dayanalım diye :)
Belkide şu hayatta en katlanılmaz insanlar hayatta uğraşacak hiçbirşeyi olmayan insanlardır ki biriside size denk gelmiş. Neye nasıl saracağını bilemezler böyle incir çekirdeğini doldurmayan şeylerle dünyayı ayağa kaldırırlar. Hele temizlik gününüzde desibel ile ölçüm yaptırıyorsa cidden bu adamın yapacak hiçbirşeyi yok sizinle uğraşıyor ya da ciddi psikolojik sorunları var. Hukuk ta ondan yana değil aslında. Sonuçta koyulan maddeler bir süreklilik arz ettiğinde ceza hükmü doğuyor sizde böyle bir durum yok.. Ay çenem düştü yine ama gelemem ben öyle haksızlıklara :(

7 Eylül 2009 07:47

Canım Fulya'm

Sen burayı düşünme artık. Biz Paçoz'la idare ediyoruz şimdilik. O da mesajı aldı ve sessiz hanım hanımcık oturuyor.Avukat arkadaşımın kazandığı kedi davaları varmış.Ben haketmediğim için öfkelendim ve panikle kararlar vermeye kalkıştım. Her şey yoluna girecek inşallah. İçten ilgine çok teşekkür ediyor ve seni seviyorum..

7 Eylül 2009 13:03

merhaba,evimde hem kedi hem köpek hem kuş hem balık besliyorum. tuvalet sorunları yok alıştırdım havlamaları,miyavlamaları ise sadece ani seslerde (buna ramazan davuluda dahil)duyuluyor ama evde küçücük kediyle köpeğin bulunduğunu bilmek bile çevremdeki bir kaç insana rahatsızlık veriyor.o insanlara dikkat ettim güne kaşlarını çatarak başlayan insanlar,kimisinde yavru köpek zehirlemek gibi çok büyük günahları var.Durumunuzu çok iyi anlıyorum ne yazık ki hayvan sevgisi her kalbe düşmeyen bir sevgi.Yeni evinizde inşallah mutlu huzurlu yaşar.hayvan sevgisini yadırgamayacak komsularla karşılaşırsınız... selamlar

9 Eylül 2009 14:47

son yorumu şimdi okudum galiba taşınma işinden vazgeçmişsiniz çok sevindim :))

9 Eylül 2009 14:50

Back to black hoşgeldiniz,

Hayvan sevgisinin ne olduğunu onlardan birine sahip olmayan anlamıyor ne yazık.
Şimdilik atlattık gibi görünüyor ama yavrumla ben hala biraz tedirginiz.
İlginize çok teşekkür ederim.
Sevgiyle kalın...

9 Eylül 2009 20:36
Adsız  
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
28 Nisan 2012 06:46

Yorum Gönder

Blog Widget by LinkWithin