Yıldönümü  

Posted by Asuman Yelen in , , , , ,

Nihayet birlikteyiz.

Muzip bakışlı bir çift göz, "hadi kalk bakalım ya benimle oynamaya devam et, ya da git bilgisayarının başına şu bir türlü yazamadığın yazılarına başla, ayıptır yetmiş milyon insan yılbaşından beri nefeslerini tutmuş seni bekliyor” diyor, ağzında mavi çorabımın tekiyle, yorgunluktan ters dönmüş kulakları, ıslak , kara burnu, halıya serili kocaman vücuduyla, sevgili köpeğim PAÇOZ (ben çoğu insan gibi kızım demeyeceğim) hala hafif –hafif sallanan kuyruğuyla adeta koltuğumu işaret ederek.

Şaka bir yana, başlayabildiğim için gerçekten çok mutluyum. Bunu yapmak, yani bilmediğim bir yerde yaşayan, tanımadığım tek bir kişiyle bile sevincimi hüznümü, düşüncemi paylaşabilmek duygusu beni çok heyecanlandırıyor.

Tevfik Fikret “Kırık Saz” isimli kitabının bir yerinde “kaari”lerine yani okurlarına ;
“Siz ey bilmediğim, görmediğim okurlarım!
Diye sesleniyor. Sonra ilerleyen satırlarda şöyle devam ediyor;

“Siz ki , en doğru gören bir bakış ve vicdanla

Uzaklardan bana bakmaktasınız ; bir şey ummadan

Ve yazdıklarıma karşı hiçbir minnet duymadan…

Şiirlerimin yüzüne böyle sakin sakin bir bakış , ne kadar içten bir bakıştır!

Bütün bunlar, bu yazılmış, unutulmuş şeyler

Hep o içtenliğe kapılarak toplanmıştır.

Kim bilir, belki içinizden biri, bir derdinizin,

Belki küçük ve değersiz bir benzeri olur;

En yüksek hayat sürenler bile, duygulanmada,

En basit yaşayanlar gibidir…

Hep aynı çamurdan bu yığın!”

Evet.

HEP AYNI ÇAMURDAN BU YIĞIN.
17-18 yaşlarında iken sevdiğim ve çoğunu ezbere bildiğim şiirleri yazdığım, şimdi sayfaları sararmış defterimin, ilk sayfasına büyük harflerle yazdığım birkaç alıntıdan biri. O tarihlerde anlamını biliyor muydum? Pek sanmıyorum. Ya şimdi? İliklerimde hissediyorum.
Garip bir başlangıç yaptığımın farkındayım. Biraz komik bir giriş, çok felsefi bir kapanış. Tıpkı kafam ve ruhum gibi, biraz karışık.

FİKRET ve PAÇOZ. Aslında her ikisi de benim için çok kıymetli.
Birincisi her gece başucumda duruyor.
Diğeri her gece ayağımın üstünde uyuyor.

Tekrar görüşmek üzere...

12.2.2009


Tam bir yıl önce bu gün bloggerler mahallesine taşındım.

Çocukluğumda her yeni şehre tayin olup gittiğimizde sevinç dolu bir heyecan duyar, mutlu mesut her çocuk gibi yeni mutlu mesut çocuklarla çabucak kaynaşır (bana göre bütün çocuklar mutlu mesuttur, çocukluklarını yaşayabildikleri sürece) hep gülerdim. Öyle güleç yüzlüydüm ki bana tanıdık tanımadık bazı teyzelerin "ah yavruum güler yüzün hiç solmasın inşallah" dediğini bunun beni şaşırttığını hatırlıyorum.

Yaşım ilerledikçe, iyi niyetin, tebessümün, içtenliğin pek de önemsenmediğine, hatta sayıları azımsanmayacak bir gurup insanın, ki ben onlara 'her zamanki şüpheciler' diyorum, "mutlaka altında bir şey vardır" yaklaşımı yüzünden dünyanın giderek tadının kaçtığına, yaşamın çekilmez hale geldiğine üzüntüyle tanıklık ediyorum.

Kirada oturduğum sürece İstanbul' un her iki yakasında da bir çok mahalle değiştirdim. Gittiğim her yerde karşılaştığım, görüştüğüm görüşmediğim yığınla insan oldu. İyi niyetli başlangıçlar, kimi zaman yeni dostluklarla çoğu zaman da hayal kırıklıklarıyla sürdü gitti. Yaşadıkça, gördükçe öğrendim ki insanoğlu hep aynı ve benim için endişe eden teyzeler çok haklı. Güler yüzler soluyor. Yaşam ayrı, insanlar ayrı bunun için ellerinden geleni yapıyorlar.

Bu yeni mahalleye de aynı heyecan ve iyi niyetlerle taşındım. Bu sefer çok farklı olabilirdi çünki bambaşka bir alemdi adım attığım. Taşınmadan önce şöyle iyice bir gezinmiş, kendimi harikalar diyarındaki Alice' e benzetmiştim. Forum ya da agoradaki gezgine veya. ( Bknz. Hep sevgiyle kalın, otokontrol ikiyüzlülük mü) Atina' nın Roma' nın özgür meydanlarında dolaşıp her gösteriyi izler gibi dolaşmış ve izlemiş, heyecanla kendi yazacaklarımı tasarlamaya başlamıştım.

Yazmak çok güzeldi. Yazdıklarımın okunduğunu görmek beğenildiğini işitmek çok daha hoştu. Aynı şeyi ben de yapmalıydım. Beni mutlu eden şeyi ben de başkalarına yapmak istedim. Olabildiğince çok gezdim blogları. Beni ağlatacak kadar güzel hikayeler, şiirler. Korkunç yetenekler. Müthiş yaşam hikayeleri. Mutlu insanlar, hüzünlü insanlar. Aşka aşık olanlar, yaşamlarından bezenler. İnce ruhlular, küfürbazlar, edepsizler, alaycılar. Komikler, gülmesini bilmeyenler, mizah duygusu olmayanlar. Tepeden bakanlar, kendilerini çok önemseyenler, kendi dertleri ile hoş olup okura el çekmesini söyleyenler, kendilerini blog için helak edenler, nitelikçiler, nicelikçiler, incelikçiler, namütenahi, her tür insanı barındıran bir mahalleydi bu. Çok naif hikâyeler yazıp forumlarda küfredenleri gördüm. Yazılarını nakış gibi işleyip okuruna gözyaşı döktürecek kadar hoş şeyler hissettirenlerin, insandan hatırdan selamdan kelamdan bihaber olduğunu gördüm.

Ve yeni dostlar, dostluklar. Hayatı güzelleştiren paylaşımlar. Tüm güzelliği ile sevgi. Özen. Güven. İçtenlik. Sevinçte, kederde bir olmak, bütün olmak. Geçmişi ve bu günü paylaşmak. Kilometrelerce mesafeden birilerinin yüreğine dokunabilmek.

Galiba bu mahallede mutluyum ben.

Hep sevgiyle kalalım...

This entry was posted on 11.02.2010 at Perşembe, Şubat 11, 2010 and is filed under , , , , , . You can follow any responses to this entry through the comments feed .

26 yorum

İyi ki doğdun İnsan Olmak
İyi ki doğdun İnsan Olmak
İyi ki doğdun, iyi ki doğdun, iyi ki doğdun İnsan Olmaaaak
Mutlu yıllar sana...
Gerçekten iyi ki açmışsın Asumancım bu blogu, iyi ki bana iyi bir dost kazandırmışsın. Yüzünü görmesem de benim gibi hisseden biri olduğunu bilmemi sağlamışsın. Mahalleden hiç taşınma e mi? Gerekirse kiranda indirim yaparız, yeter ki sen hep bizimle kal. Sevgiyle...

Not; Bu arada yiğenimle blogun aynı gün doğmuş ama yiğen senin blogun 4 yaş büyük abisi:))

11 Şubat 2010 18:16

Yorumum yine kayboldu Asumancığım.Ama zaten başındaydım.Diyordum ki; ben o masumane bakan iki çift göze kurban olurummmm.Aynı Doxy'm gibi bakıyor.Gerçi hepsi aynı hepsi şeker ve aynı hassasiyette.
Asumancığım iyi ki bu mahalledesin.İyi ki seni tanımışım ve iyi ki varsın.Lütfen buradan hiç ayrılma olur mu?
Seni çok seviyorum !

11 Şubat 2010 20:19

küçüklüğünüzden beri sürekli taşınmış olmak yeni yerlere, yeni olaylara, yeni insanlara adapte olmakta, tanışmakta büyük kabiliyetler kazandırmış bence sana Asuman Ablacım.
İstediğiniz kadar tepinin, ses çıkarın başımızda oklavayla dürtmem sizi merak etmeyin :))
Paçoz'ada sevgiler o ıslak burnunu öpüyorum :)

11 Şubat 2010 20:25

Sağol Leylak' cım Çok sağol.
Sen de iyi ki varsın. Bu mahalleyi sevmemin ilk sebebi senin gibi can dostların varlığı.
Bir de sanki içimi döküyorum ve ferahlıyorum. Ayrıca yeniden zevkle okunaya başladım. Önce blogları tabii sonra da kitapları.
Burası çok hoş bir paylaşım yeri paylaşmayı bilenler için.
Yeğenine 4. yaşında sağlık ve mutlunuk dilerim. Bu vesileyle kardeşine de selamlarımı iletirsen çok sevinirim...

Sevgiler arkadaşım...

11 Şubat 2010 20:44

Çoban Yıldızı, çok teşekkür ederim.
Senin de Doxy 'n mi var. Nasıl kaçırdım ben bunu. Çok hoş.
Ben de çok uzun kalmak istiyorum bu mahallede. Umarım gitmemi gerektirecek kadar kırılmam.
Artık yüreğimi ezdirmek istemiyorum kimselere... Çok kıymetli benim için.
Çok teşekkür ederim sevgi dolu dostluğun için...

11 Şubat 2010 20:54

Asumancığım Doxy şimdi cennette bol bol koşuyor.

Canım benim haklısın.Ama ben burada bir aile olduğumuzu düşünüyorum.Senin kalbini kırabilecek olan var mı bilmiyorum.O kadar naif ve o kadar zarifsin ki! Ama öyle birşey olur sa da o yürek tabii ki çok önemli ve korunmalı. HAdsizliklere izin vermemeli.
Sen çok değerlisin Asumancığım.

11 Şubat 2010 21:05

Şeniz, çok tatlısın canım.
Neyse anlaşılan alt komşumdan yana derdim olmayacak bu kez.
Evet çok şehir, ev, okul değiştirdim. İnsanları seviyorum. Arada bir birinin beni sevmemesine dayanamıyorum herkes gibi. :))
Zavallının ne mecburiyeti varsa. İşte şımarınca saçmalıyorum böyle.
Paçozun dostlarına iyi bak.
Kucak dolusu sevgiler...

11 Şubat 2010 21:10

''İnsan olmak'' diye başladın söze
Zaten hep değer verirdin öze
Hem yüreğe hitap ettin, hem göze
Nice yıllara Ninom, Nice yıllara.

http://fizy.com/s/1ai28h

11 Şubat 2010 21:16

Ahhh. Çok kötü oldum şimdi. Hen senin için üzüldüm hem de Paçoz için korktum. Çok acı bir şey. Bir gün olacak.
Benimle ilgili iyi görüşlerin için teşekkür ederim. Bilerek kimseyi kırmam ama bazan patavatsız olabiliyorum. Tabii ki herkes gibi benim de sevmeyenlerim vardır.
Sağlık olsun deyip geçiyorum artık.
Tekrar teşekkürler Çoban Yıldızı...

11 Şubat 2010 21:18

Canım Rayuş' um benim,
Güzel dörtlüğün ve hoş sürprizin için teşekkür ederim. Beni seksenlere ve daha da nerelere götürdün.
Severim ben canım kardeşimi...

11 Şubat 2010 21:32

Nice mutlu yıllara...

12 Şubat 2010 00:15

Canim Asumanim,
Insan olmak,
güzel gözlü ve muhtesem sesli kadin.

Ben bütün bu güzellikleri gördügüm okudugum ve duydugum icin cok mutluyum. Iyiki tasindin bu mahalleye.

12 Şubat 2010 01:52

Emin Bey,
Çok teşekkür ederim. Siz sanıyorum blogger arkadaşlarımın en eskisisiniz. Çok nazik yorumlarınızla beni hiç yalnız bırakmadınız. Bunun için size her zaman minnettar kalacağım.
Hep sevgiyle kalın...

12 Şubat 2010 02:17

Süntercim, ne güzel sözler bunlar...
Güzel yüreğinle esirgemeden iltifatları sıraladın yine. Emin ol bu senin güzelliğinden kaynaklanıyor.
Seni ve sizleri içinde bulduğum için ben de seviyorum bu mahalleyi.
Ve seni kocamaan öpüyorum...

12 Şubat 2010 02:25

İyiki açtın bu blogu ve ben iyiki tanıdım seni. Bu alemde seni tanımasaydım bir şeyler hep eksik olacaktı Asuman abla.
Öpüyorum seni...

Not: Küçük hanım Paçoz'u gördü bayıldı. 'Anne köpeğe bak nasıl yatmış' diyoo...

12 Şubat 2010 10:54

Sevgili İlknur
Balküpü' nün annesi, bal küpü sözlerinle beni hem onurlandırdın hem de mahçup ettin.
Böyle hissettirdiysem ne mutlu bana.
Hem yavrunu hem seni sevgiyle kucaklıyorum.

12 Şubat 2010 17:28

merhabalar bir çift göz ün bakışları hiç yabancı gelmediler bana benim duman nın bakışları ama benimki daha yavru 1 yılınız dolmuş ne güzel hayırlısı olsun sevgi ve dostlukla...

12 Şubat 2010 18:07

Sevgili Bilge,
Çok teşekkür ederim.
Umarım bu süre daha uzun olur.
Sizin duman' a ve benim moruk kızıma uzun ömürler dilerim.
Sevgilerimle...

12 Şubat 2010 20:13

Yıldönümünüzü kutluyorum ve yazınızı okuyunca daha önce nasıl olupta ziyaret etmediğime hayıflandım doğrusu.Bu arada paçozada bayıldımmm :)

Sevgiyle kalın

12 Şubat 2010 21:00

Dalgaları Aşmak,
Ne kadar zarifsiniz. Çok sevindim uğradığınız için. Ve çok teşekkür ederim nazik iltifatınız için.
Sevgilerimle...

12 Şubat 2010 22:30

İyi ki doğdun "insan olmak"
seni tanımaktan çok mutlu olduk inan...
Hoş geldin gönlüme canım arkadaşım, bu mahallenin kiracısı değil evsahibi olman dileğimdir.
Birlikte mutluysak devam etsin komşuluğumuz isterim.
Nasılsa çay partileri değil ki kilo alalım, en güzeli olan fikir paylaşımından nasibimizi alalım.
"farkında olmadan şiir gibi bir şey çıktı bak"
Sevgiyle, dostlukla...

bunu da yazmadan geçemiyeceğim kelima doğrulamasında "emicen" çıktı da çok güldüm...

13 Şubat 2010 01:28

Sağol Nur'cum. Sevgili dostum. Ben evi boşveriyor gönüllere sahip olmak istiyorum.
Bir arkadaşın ağzıyla, o ki siz benden razısız, ben de sizden razıyam.
Sayelerinizde, aynı şehirde, farklı şehirlerde hatta ülkelerde hiç bakışmadan tanışmadan tokalaşmadan dostluklar (hem de harbiden) kurulabileceğini, sevgiler hissedilebileceğini öğrenmiş bulunmaktayım.
Bu vesile ile senin nezdinde bir kez daha buraya yazan yazmayan tüm dostlarıma teşekkür ediyor, sevgilerimi yolluyorum.
Seni de sevgiyle öpüyorum Nur' cum. İyi geceler...

13 Şubat 2010 02:06

iyi ki varsınız ve sizi okudukça kendime bir şeyler katabiliyorum.Teşekkürler.

14 Şubat 2010 03:59

Sevgili Sishyphos,
Bir insanın duymaktan en çok hoşlanacağı şey bu söylediğiniz.
Çok teşekkür ederim. Bu gece mutlu uyumamı sağladığınız için.
Sevgiler...

14 Şubat 2010 04:13

asu teyzee iyi ki açmışsın bloğunu yoksa seni kim bilirrrr kaç sene sonra tanıyabilicektim ben:)

15 Şubat 2010 11:38

İyi ki açmışım Fulya' cım. Ben de bu vesile ile seni tanıdığıma çok memnunum.
Her şey gönlünce olsun.
Sevgiler...

15 Şubat 2010 15:00

Yorum Gönder

Blog Widget by LinkWithin