Satrancı ilk kez annemle babam oynarken gördüm. Tavlaya hem çok benziyor, hem de hiç
benzemiyordu. Her ikisi de damalı bir zemin üzerinde karşılıklı iki kişinin oynadığı bir oyundu.
Aradaki, fark bir tanesinin çok hızlı ve gürültülü, diğerinin son derece sessiz ve yavaş
oluşuydu.İlkini şaşkın ve eğlenerek, diğerini de saygıyla ve merakla izlerdim. Akşam başlarlar,
biz yatmaya giderken onlar sessiz ve düşünceli o masanın başında oturur devam ederlerdi.
Sonraları kurallarını ben de öğrendim. Bazan yendim, bazan yenildim. Gördüğüm gibi uzun uzun düşünerek oynadığımdan olacak, çok hevesli kimse yoktu benimle oynamaya. İş hayatı, yaşam telaşı bıraktım peşini ta ki yeğenler sırayla doğana kadar. Sırayla hepsine kurallarını ben öğrettim, sırayla hepsi beni, çoban matı, koyun matı, kaval matı şeklinde yenip silkelediler. Okulda öğrendikleri hızlı çekim formüllerle. "Biz sizin yerinize düşünüp hazırladık, siz ezberleyin yeter" diyen bazı insanların hazırladıkları kalıplarla. Bir kitap alıp ben de öğreneyim dedim, çizimler, a5 b7 g3 derken asla hoşlanmadım. Şimdi okullar, turnuvalar, çok güzel ama, çocukların kurulu saat gibi, kurallarla, muhakeme etmeden, fazla düşünmeden ezbere dayalı paket oyunlarla çok zevk aldıklarını sanmıyorum.
Sporda da aynı durum söz konusu. Sevdiğim teniste örneğin, eskiden oyuncular kortun her yanına sağa- sola, fileye geriye, her türlü vuruşu kullanarak koşuşturarak keyifli maratonlar sunarken, şimdi "ace" denilen sıkı, karşı oyuncunun karşılık veremeyeceği kadar sert başlangıç servis atışlarıyla puan kazanarak işi bitiriyorlar.
Bunun için nasıl sert bir hazırlık yapılıyor bilmiyorum ama, bugünün genç tenisçilerinin suratı da (sevinirken bile duvar gibi) turşu satıyor adeta.
Futbola bir göz atalım. Sonuca gitmek için her şey mübah, tekmeler, kambura yatmalar. Yerinde faul yapmayı beceremeyan futbolcu cezalandırılıyor. 'Fair play' ciler kınanıyor.
Matematikten bir örnek...
Musluk problemleri, yol problemleri, yaş problemleri, benim için (yine babam demek zorundayım çünkü o kadar güzel açıklayarak öğretti ki hepsini) keyifli bir eğlenceydi. Ne zaman formüller ve ezberler girdi devreye, tüm keyfim kaçtı gitti, tabii başarıyı de yanında götürerek.
Günümüzde herşey plan ve program dahilinde yaşanıyor. Çocuklar, en mükemmel (!) burcu içeren günlerde dünyaya getirilmek üzere planlanıyor. Beslenmeler reçetelerle yapılıyor, sağlık, tabletlerle destekleniyor. Her meyva, her sebze tabletlerin içine sıkıştırılıp sunuluyor insanlara. Sonra diyetler... Burç diyetleri, kan grubu diyetleri. Uzay diyeti bile var.
Ve şablonlar...
Beni bu yazıyı yazmak üzere masanın başına oturtan, yaşamın en yaygın, en acımasız, en düşündürücü enstrümanları. Beni 'Asuman' yerine onlarca belki de yüzlerce kişiden biri yapan cep telefonumdaki 'bi tıklık' özel gün kutlamaları. Güzelim bayram gününde beni bir şablonun parçası yapan klişeler.
Ve şu satırları yazarken telefonuma düşen, yollayıcısı bir numaradan ibaret ve içinde benim adım geçmeyen bir tane daha...
Sonra durup biraz düşününce...
Galiba buna da şükretmeliyiz.
Tümden unutulmaktan iyidir belki, kim bilir?
Boğucu, sıkıntılı bir İstanbul havasından beynime üşüşenler.
Yağmuru hasretle bekliyorum. Ferahlatıcı esintileriyle birlikte...
Sevgiyle kalın...
10 yorum
Aslında çağın gereği bu ve hepimizin payı var bu kargaşada. İstemeden de olsa.
Çok teşekkür ederim Müge' cim, güzel yorumun için.
Sevgiler...
Hiç öğrenemedim satrancı, sanırsam babam döverek öğretmeye kalkıştığı için. hep reddettim, oğlum bile anne öğreteyim dediği halde.
Klişeler vasıtasıyla kitlelere ulaşmaya çalışan, bunu da ışık hızında( siber ortam) bir toplumun neferleri olarak yapmaktan kaçınan sen, ben, ve diğerleri gibi kaç kişi kaldık acaba?
Sis' cim, şu günler tatlı telaşeler içindeyiz. Yeni geldiim eve, şimdi oturabildim. Yoksa adetim değildir bu kadar geç cevaplamak yorumları.
Ben son birkaç yıldır çok fazla böyle şeylerin üzerinde durmamaktan yanayım. Bakma dellenip yazdığıma.Bir-iki şey üstüste geldi. Ve geçti gitti. O kadar.
Her sey hazir artik. bayramlasmalar bile hazir bir metinle hallediliyor. Ruhsuz bir sekilde. Tamam kabul vakit yok olabilir. Tamam kabul arayamadi diyelim ama hic degilse kisacikta olsa kendi cümleleriyle kutlasinlar yada tümden vazgecsinler daha iyi. Hazir kutlama metinlerini asla kabul etmiyorum cevap da vermiyorum. Hatta yazanida uyariyorum hic zahmet edip bana yollamasin. Kontürüne yazik. Cünkü benim icin hic bir degeri yok.
Bu konuda galiba fazla katiyim ama öyle hissediyorum iste.
Sende bunu her zamanki gibi cok güzel dile getirmissin...
Öpüyorum seni asum:)
Satrancı iyiki biliyorum :)
Büyük oğluşa ben öğrettim, bu sene de abicikle uğraşıp ufaklığa öğrettik.
Sonra okulun açtığı satranç kursuna zorla gönderdim. Çok sevdi, sevindi hele beni yendiği anlarda keyfinden ağzı kulaklarına vardı. Bense velete yenilmenin dayanılmaz keyfini çıkardım:))
Eh be teknoloji, senin ...! diyesi geliyor değil mi insanın. Gerçekten adımızın bile geçmediği saçma bayram mesajları...
Benim okumadan sildiğim ve hiç bir haz almadığım bu mesajları yazan dost! arkadaş! eminim yazarken haz almadan yazıyordur.
Ruhsuz bir ifadeyle ve tek tuşla onlarcasına giden ruhsuz mesajlar!
Ne güzel bir yazıydı. Gecenin 4 ü oldu ve ben uykuma rağmen zevkle okudum.
Sevgiler sevgili Asuman Yelen, selam olsun o güzel yüreğinize.
Sünter' cim, gençken çok kızdığım o yaşlılardan biri mi oldum diye düşünüyorum zaman zaman ama bu konuda gençler de benimle aynı fikirde :)
Ben de seni öpüyorum canım...
Sevgili Newbahar,
İnsan öğrettiğine yenilince kızmıyor hatta kendine pay çıkarıyor öyle değil mi.
Teknolojiye gelince, yaşama sayısız kolaylıklar getirirken bir o kadar da yaşamdan bir şeyler götürüyor. Galiba herşey gibi bunu da sineye çekmek gerek.
Çok teşekkür ederim güzel yorumun için.Oğluşları öp benim için.
Sevgiler...
Ne güzel anlatmışsın canım arkadaşım, gerçekten hepsi tatsız-tuzsuz. Tat alma duygusu kaybolan bir nesil yetişiyor.
Hap bilgisayarlar iyicene yerleştiğinde ne olacak kimbilir.
Ucundan bizde buna karışsak bile tadın çedidini biliyoruz çokşükür.
İyi geceler güzel pazarlar canım.
Nur' cum sana yorum yazdığımı çok iyi hatırlıyorum. Tam basacakken araya bie şey mi girdi acaba. Başka bir şeye bakmak için uğradım buraya. İyi ki uğramışım :)
Sana güzel bir hafta diliyorum.
Yorum Gönder
Bu Blogda Ara
Contributors
Blog Listem
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
Merhaba,6 yıl önce
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
Bi arkadaşa bakıp çıkıyorum9 yıl önce
-
-
-
-
-
-
-
Merhaba demeye geldim...10 yıl önce
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
TAŞINDIM...13 yıl önce
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
İzleyiciler
Yazı Arşivi
-
►
20
(5)
- ► Eylül 2020 (1)
- ► Ağustos 2020 (3)
- ► Temmuz 2020 (1)
-
►
17
(4)
- ► Nisan 2017 (1)
- ► Şubat 2017 (1)
-
►
16
(1)
- ► Şubat 2016 (1)
-
►
15
(1)
- ► Ağustos 2015 (1)
-
►
14
(16)
- ► Aralık 2014 (1)
- ► Eylül 2014 (2)
- ► Ağustos 2014 (1)
- ► Haziran 2014 (1)
- ► Mayıs 2014 (2)
- ► Nisan 2014 (4)
- ► Şubat 2014 (1)
-
►
13
(44)
- ► Aralık 2013 (3)
- ► Kasım 2013 (3)
- ► Eylül 2013 (6)
- ► Ağustos 2013 (3)
- ► Temmuz 2013 (1)
- ► Haziran 2013 (1)
- ► Mayıs 2013 (3)
- ► Nisan 2013 (7)
- ► Şubat 2013 (3)
-
►
12
(96)
- ► Aralık 2012 (2)
- ► Kasım 2012 (4)
- ► Eylül 2012 (16)
- ► Ağustos 2012 (7)
- ► Temmuz 2012 (5)
- ► Haziran 2012 (8)
- ► Mayıs 2012 (10)
- ► Nisan 2012 (14)
- ► Şubat 2012 (8)
-
▼
11
(179)
- ► Aralık 2011 (19)
- ► Kasım 2011 (38)
- ▼ Eylül 2011 (14)
- ► Ağustos 2011 (17)
- ► Temmuz 2011 (8)
- ► Haziran 2011 (14)
- ► Mayıs 2011 (11)
- ► Nisan 2011 (9)
- ► Şubat 2011 (10)
-
►
10
(152)
- ► Aralık 2010 (12)
- ► Kasım 2010 (12)
- ► Eylül 2010 (9)
- ► Ağustos 2010 (12)
- ► Temmuz 2010 (7)
- ► Haziran 2010 (12)
- ► Mayıs 2010 (11)
- ► Nisan 2010 (17)
- ► Şubat 2010 (11)
-
►
09
(186)
- ► Aralık 2009 (22)
- ► Kasım 2009 (22)
- ► Eylül 2009 (17)
- ► Ağustos 2009 (24)
- ► Temmuz 2009 (19)
- ► Haziran 2009 (20)
- ► Mayıs 2009 (20)
- ► Nisan 2009 (8)
- ► Şubat 2009 (5)
Müzik
Popüler Yazılar
-
KADİM DOSTLAR Önce beni sık sık evinde ağırlayan 35 yıllık dostumla keyifli bir fotoğrafla başlayalım. Blogger dostlarım onu daha önce bahse...
-
Sayın Haykırış, Yok etmeye çalışmak yerine varlığımızı işaret ettiğiniz, düşmanlık yerine dostluk gösterdiğiniz, kara çalmak yerine üzerimiz...
-
bilmem hatırlar mısın bir liseli kız vardı bir liseli esmer kız gözleri yıldız yıldız saçları gece gibi simsiyah dökül...
-
Onlar bağırışıyor. Döğüşüyorlar, şüphe ediyor ve yeise düşüyorlar; boğuşma ve çekişmelerinin sonunu bulacağa benzemezler. Senin hayatın, saf...
-
Şiirin ilkesi insanüstü bir güzelliği özlemesidir. Bu ilke bir coşkunlukta, bir ruh taşkınlığında kendini gösterir. Bu coşkunluk, aklın yoğu...
-
Akşam masamı toparlarken gözüme kutunun içinde birikmiş not kağıtlarım ilişti. Duyduğum, gördüğüm ilginç şeylere dair ipucu cümlecikler. Ç...
-
Yeni yılda Tüm zorlıklar karşısında çetin ceviz olacağıma.... Fındık kabuğunu doldurmayacak sebeplerle kendimi üzmey...
Etiketler
- 2010
- 2011
- 27 mayıs İhtilali
- 7 numara
- ABD
- abla
- acemilik
- açlik
- Adıyaman
- afet
- ağabey
- ağaç
- Ağustosta Rapsodi
- aile
- akraba
- akrostiş
- akşam
- Albatros
- alış-veriş
- alışkanlık
- alışveriş
- alışveriş tutkusu
- Ali Muhittin Hacı Bekir
- Alphonse de Lamartine
- amatörlük
- anı
- anılar
- anılar...
- anlaşma
- anlayış
- anma
- anne
- anneanne
- anneler günü
- Antalya
- apartman hayatı
- arayış
- arıza
- Arka Pencere
- arkadaş
- armağan
- aşı
- aşk
- aşure
- Atatürk
- ateş böceği
- atom bombası
- Attila İlhan
- ATV
- ATV şarkı
- Avustralya Açık Tenis
- ayaz
- ayrılık
- aziz nesin
- B.Necatigil
- baba
- Babalar Günü
- bahar
- bahçe
- balkon
- banka
- Barbra streısand
- barış
- başarı
- başlangıç
- Baudelaire
- Bauelaire
- Bayrak
- bayram
- Beatles
- bebek
- bekir sıtkı erdoğan
- beklentiler
- BEN
- beste
- beşiktaş
- Betty Smith
- beyaz dizi
- beyaz diziler
- beyaz roman
- Bhagavatgita
- bilgisayar
- Bir genç kız Yetişiyor
- Bir sarkısın sen
- Bir Şarkısın Sen
- birlik ve beraberlik
- birliktelik
- bitki
- biyografi
- blog
- blogger
- börek
- Buddha
- bugün
- bulmaca
- buluşma
- buzdolabı
- Bülent Ecevit
- Cahit Sıtkı Tarancı
- can yücel
- Capra
- cehalet
- centilmen
- cesaret
- cevaplar
- cezerye
- cinayet
- cocuk
- cocuk.
- cocukluk
- Cronin
- Cumhuriyet
- Cüneyt Gökçer
- çalışma hayatı
- çaresizlik
- çay
- Çığlık
- çınar
- çiçek
- çiçekler
- çiğ
- çocuk
- çocuklar
- çocukluk
- çöp
- dalgınlık
- Daltonlar
- damat
- Damdaki Kemancı
- dans
- davetiye
- dayak
- dedikodu
- Defne Joy Foster
- demirhindi
- deneyimler
- deniz
- deprem
- dergi
- destan
- dilek
- dilekler
- dinlenme
- disko kralı
- diyet
- dizi
- doğa
- doğallık
- doğum günü
- dolap
- Doris Day
- dost
- dostluk
- dostluk.
- dostlulk
- duygular
- düğün
- dül dül
- dünya
- dünya kadınlar günü
- Dünya Prematüre Günü
- düşmanlık
- düşünceler
- düşünceler.
- Ecevit
- edebiyat
- Edgar Allan Poe
- Ekim
- Ekrem Bora
- Elazığ depremi
- emek
- emekli
- eminönü
- Emirgân
- Engelliler
- ephraim kishon
- erişkin
- erişlilmezlik
- erkek
- eski yıl
- eşek
- eşyalar
- etiket metiket yok
- Etkinlik
- eve dönüş
- evlat
- Ey Aşk Nerdesin
- eylül
- ezan
- Ezel
- Fakir Baykurt
- fal
- fanatizm
- Farrah Fawcett
- fasulye
- felaket
- felsefe
- fenerbahçe
- fırtına
- Fikret Otyam
- film
- filozof
- final
- Firari
- firuze
- fono
- formüller
- fotoğraf
- Frank Sinatra
- Futbol
- gazanfer özcan
- gece
- geçim
- Geçmiş
- geçmişten şarkılar
- gelecek
- gelin
- genç kız
- gençlik
- gerçek
- geyik
- gezi
- gezinti
- giden sene
- Gitanjali
- giysiler
- Govinda
- gökkuşağı
- göl
- gönülçelen
- gösteri
- göze çarpmayan debdebe
- gözyaşı
- Grace Kelly
- grizu
- gül
- Gülümse
- gün batımı
- güncel
- güneş
- Güneydoğudan öyküler-Önce vatan
- Günlük yaşam
- güven
- güz
- güzellik
- güzellikler
- haber
- haberler
- Hacer Buluş
- Hacivat
- hafta sonu
- hak
- hala
- harika çocuklar
- hasta
- hastalık
- hayal kırıklığı
- Hayali Küçük Ali
- hayaller
- hayat
- hayvan
- hayvanlar
- hayvanlar alemi
- hazan
- hediye
- Herman Hesse
- hiciv
- Hindistan
- Hiroşima
- Hitchcock
- hobby
- Hollywood
- hoptirinam
- hoşgörü
- hoşluklar
- http://www.blogger.com/img/blank.gif
- huzur
- hüsran
- hüzün
- ıhlamur ağacı
- ışık
- ibadet sohbet
- içimizdeki çocuk
- içtenlik
- iftar
- ihmal
- İhsan Varol
- ikiyüzlülük
- ikram
- ilaç
- ilginç şeyler
- ilişki
- ilkbahar
- ilkokul
- İlkokul şiiri
- İnci Ertuğrul
- İngilizce
- insafsızlkık
- insan
- insan halleri
- insan olmak
- insanlık
- intikam
- İslamiyet
- istanbul
- isyan
- İş Bankası
- işçi
- iyilik
- Jacques Brel
- James Stewart
- Japonya
- Jean Moreas
- Jim Reeves
- kabuk
- kadın
- kadınlar
- kahvaltı
- kahve
- kalıplar
- kalite
- Kamer Genç
- kan verme
- Kandil
- kaplumbağa
- kar
- Karagöz
- karanfil
- karanlık
- kardeş
- karışık duygu ve düşünceler
- karmaşa
- katiam
- kavafis
- kayıp
- Kayserispor
- keder
- kedi
- kediler
- Kelime oyunu
- Kemal Burkay
- kerpiç
- keşke
- keyif
- kıskançlık
- kış
- kız kardeş
- kızkardeş
- Kim Novak
- kiracı
- kishon
- kişisel
- kitap
- koka kola
- kolbastı
- komedi
- komik
- komşu
- komşuluk
- konser
- konut
- korku
- Korolar çarpışoyor
- koşullu refleks
- köpek
- kuaför
- kupa
- Kurban Bayramı
- kuyruk-bilim
- kültürel mozaik
- Lale
- latife hanım
- lezzet
- lisan
- lise
- Liz Taylor
- maneviyat
- manzara
- Marsel İlhan
- masal
- masumiyet
- maymun
- mazi
- meclis
- medya
- Mehmet Topuz
- mektup
- merasim
- Mevlana
- mevsimler
- Meyva Zamanı
- Michael Jackson
- mim
- misafir
- misafirlik
- Misak- ı milli
- mizah
- Montaigne deneme
- moral
- Mr. Smith
- muhabbet
- Muhabbet Kralı
- Muhammed
- muhasebe
- Murathan Mungan
- mutfak
- Mutfak şarkıları
- mutluluk
- Müge Anlı
- müzik
- müzik nostalji
- Nagazaki
- Nazım Hikmet
- nefret
- nekahat
- Nirvana
- Nisan
- Nişan töreni
- Noktürn.
- nostalji
- okan bayülgen
- olay
- olgunluk
- on line alışveriş
- ordan burdan
- Orhan Kemal
- Orhan Veli
- orman
- oruç
- otobüs
- otokontrol
- oyun
- ozan
- ödül
- öfke
- öğrenci
- öğretmen
- Öğretmenler günü
- ölüm
- ölüm yıldönümü
- ömür
- öykü
- Öykü Atölyesi
- özgüven
- özlem
- Paçoz
- Paçoz..
- Paris
- pasta
- paylaşım
- paylaşmak
- pazar
- pazar alışverişi
- pazar günü
- Pazar sohbeti
- pembe dizi
- pencere
- Piknik
- pişmanlık
- plan ve programlar
- planlar
- plasebo
- Platters
- polis
- popülizm
- program
- programlar
- radyasyon
- radyo
- Ramazan
- Ramazan davulu
- Red kit
- reklamlar
- resim
- resmi bayramlar
- Reşid Behbudov
- Rilke
- rin tin tin
- Roland Garros
- roman
- romantik
- romantizm
- röportaj
- ruh yorgunluğu
- ruhat mengi
- rüya
- saat
- sabah
- sadakat
- Sadettin Kaynak
- safiyet
- Sağanak
- sağlık
- sahur
- Samana
- samimiyet
- sanal
- sanat
- sanatçı
- sanatkar
- Saroyan
- Satürn
- schumann
- sebze
- seçkin
- seçme saçma sohbetler
- sel
- Selimpaşa
- Selmi Andak
- sergi
- sevdiğim şeyler
- sevgi
- sevgi soysal
- sevgili
- sevgililer günü
- sevinç
- seyahat
- seyirlik
- Seyyare
- Shakespeare
- Show TV
- sıcak
- sıkma
- sıradanlık
- Sidarta
- Sigara
- simit
- sinema
- sipariş
- sis
- soğuk
- sohbet
- sonbahar
- soru
- sorular
- spiker
- star
- still life
- su yücel
- suikast
- şablonlar
- şafak
- şans
- şarap
- şarkı
- şaşkınlık
- şeker
- Şeker Bayramı
- şerbet
- şermin
- şiddet
- şiir
- şikayet
- tabak
- tabletler
- tagore
- tanışma
- tansiyon
- tantuni
- tarif
- tartışma
- taşınma
- tatil
- tedavi
- teknoloji
- telaş
- telefon
- televizyon
- temizlik
- tenis
- tenis turnuvası
- terlik
- tevfik fikret
- Tırpan
- tiyatro sahne
- tokat
- toplantı
- Tövbeler Tövbesi.
- Transfer
- tren
- TRT
- TSM
- Ttv
- Tuna Huş
- tutsak
- tuvalet
- tüketim
- Tülin Oral
- Türkan Saylan
- türkü
- TV
- Uğur Mumcu
- umut
- unutma
- uyku
- Üç Hür El
- ülke meseleleri
- ümit
- üretmek
- ütü
- vahşet
- vakit
- Vasuveda
- vatan
- William Holden
- William Wordsworth
- Wimbledon
- yağlıboya resim
- yağmur
- yalnızlık
- yaprak
- yarışma
- yaşam
- yaşlılık
- yatak
- yaz
- yeğen
- yeğenlerim
- yeme-içme
- yemek
- yemekteyiz
- yeni yıl
- yeni yıl kartları
- yesterday
- yıl dönümü
- yılbaşı
- yıldız
- yıldönümü
- yoksulluk
- yol
- yolculuk
- yolculuk.
- yorgünluk
- Young at Heart
- yönetici
- yün
- yürüyüş
- zaman
- Zeki Müren