Aşk  

Posted by Asuman Yelen in , , , , , ,

Bugün sanal alemde aylak aylak dolaşırken yüreğim bir Azeri türküye tutsak

oluverdi.


Yanık sesli bir tenor çekti beni önce ve sonra o sözler...

Bir sevda türküsüydü. Üç beş basit kelimeyle çarpıldım. Kalakaldım.

Aşk hakkında, bildiğim, sevdiğim ne varsa, şiir, şarkı, hepsini aklımdan

geçirdim ardından. Hatırladıkça yoğunlaştım. Duygusallaştım.

Sonra elim şiir defterime uzandı. Şiir kitapları yığıldı önüme. Aşka dair ne varsa

tekrar okudum tek tek. Beni en çok etkileyenleri buldum çıkardım.

İşte en eskilerden bir tane... Tevfik Fikret' ten.



"Gökyüzü güneşsiz ve kapkaranlık kalsa da bedenim bir yolunu bulur, yaşamını

sürdürür, ama ruhum, sensizliğin yarattığı incinmişlikle asla" derken
aşık, nasıl

da anlam yüklüyor sevdiğine,




"Sen olmasan...

Seni bir lâhza görmesem yâhut,

Bilir misin ne olur?

Semâ, güneş ebediyyen kapansa, belki vücud

Bu leyl-i serd ile bir çâre-i teennüs arar,

Ve bulur;

Fakat o zulmete mümkün müdür alıştırmak

Bütün güneşle, semâlarla beslenen rûhu,

Bu rûh-ı mecrûhu? .. "

.....

İşte bir muhteşem aşk da Tagore' dan. Naif ama asla ezik değil. Maskesiz,

iddiasız. Gurur perdesine gizlenmeden. Cesaret isteyen bir tevazuyla...




"Beni bağışla Aşkım,

aşkımı hoşgör artık

Beni hoşgör, beni bağışla,

Seni seviyorum.



Yolsuz yordamsız bir kuş gibi öksendeyim

Yüreğim tir tir, örtüsünden kurtulmuş

Şimdi yoksul, şimdi çırılçıplak, şimdi soyunuk

Acını esirgeme benden,

ko sarınsın yüreğim

Ko giyinsin, ko kuşansın,

ko örtünsün.

Sonra

beni bağışla Aşkım,

beni hoş gör,

Seni Seviyorum."

......



Nazım Hikmet' ten, hüzünlü, özlem dolu üç beş mısra...



"Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey,

Dünyanın en güzel sesinden

En güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...

Fakat artık ümit yetmiyor bana,

Ben artık şarkı dinlemek değil,

Şarkı söylemek istiyorum."



Ve Attila İlhan' ın umutsuz, buruk aşkı...



"Sen benim hiçbir şeyimsin

Yabancı bir şarkı gibi yarım

Yağmurlu bir ağaç gibi ıslak

Hiç kimse misin bilmem ki nesin

Uykumun arasında çağırdığım

Çocukluk sesimle ağlayarak



Sen benim hiçbir şeyimsin "




Ve işte beni en çok etkileyen veda parçası. Yine Tagore' dan. (Firari' den)

Romantik...Hüzünlü...Samimi...Kararlı...


"Merhamet dolu bakışınız benim üzerimde durmadığı için Mes' udum sevgilim...

Gecenin büyüleyiciliği ve veda kelimelerim, teessür sözleriyle birlikte, yalnız

göz kapaklarıma yaşlar biriktirdi...


Lâkin nerede ise gün doğacak ve göz yaşları için vakit kalmayacak.



Kim unutmanın imkansız olduğunu inkâr ediyor...


Ormanın alevleri külden döşeklerinde uyuyorlar; sizinle ben de birbirimizi

terkediyoruz ve bizi ayıran mesafe nerede ise vahşi otların ve açılmış çiçeklerin

arasında kaybolacak...
"



Ve bana tüm bunları hatırlatan o güzelim şarkının sözleri. Kimin yazdığı belli

değil. Anonim.


Dünyanın herhangi bir yerinde, herhangi bir evde, herhangi biri tarafından,

herhangi bir zamanda yazılmış.



Tüm diğerleri kadar seven biri tarafından... Yalın...İddiasız...Yürekten...



"Küçelere su sepmişem

Yar gelende toz olmasın

Eyle gelsin eyle gitsin

Aramızda söz olmasın"



Aşık, sokaklara sular serpmiş, sevdiği geldiğinde toz olmasın diye (eğer gelirse

belli değil)



Sonra da semavere çay, bardaklara şeker koyup beklemeğe devam etmiş

sevdiğini.



"Samavara od salmışam

İstekana gend salmışam

Bir haftadır tek galmışam

Yarim gidip tek galmışam



Ne ezizdir yarim canım

Ne şirindir yarim canım"



Çay ve muhabbet. Yine bir arada...Ne hoş değil mi...




Muhabbetle kalın...

This entry was posted on 26.10.2010 at Salı, Ekim 26, 2010 and is filed under , , , , , , . You can follow any responses to this entry through the comments feed .

17 yorum

Ne güzel dizeler ve aşk ne güzel şey:)
Hayatı aşkla yaşayalım dileğiyle.

Öpüyorum Asuman abla...

27 Ekim 2010 10:02

Bir şiir de bendne sana o zaman Asuman ablacığım...

Neden
Bilmem neden tutkunum sana
Neden yangınım ölesiye
Her sabah gözlerimi açınca
Neden ilk sen gelirsin aklıma
Yaşamaktan önce
Neden sensiz soğuk ellerim
Söyle neden
İçim üşüyor sensiz her gece

Bir ay doğar yücelerden,yücelerden
Ben seni düşünürüm

Ay ışığı olur dolarsın içime
Bir bulut geçer göklerden
Ben seni hatırlarım
Bulut bulut yağarsın gözlerime
Sonra serin bir rüzgar eser
Bir martı süzülür enginlere
Seni özlerim neden

Bahar geldi bak
Ağaçlarda bir cümbüş,bir kıyamet
Şen şakrak dallarda kuşlar
Benim içimde bu kahır,bu hüzün neden
Neden bu sel gibi gözyaşları
Bu ümitsizlik neden
Gel artık
Gel de bak gözlerimin içine
Her şeyi anla sevdiğim
Ben söylemeden…

Ümit Yaşar OĞUZCAN

27 Ekim 2010 11:03

Güzel dileğini zevkle paylaşıyorum İlknur' cum. Teşekkürler...

27 Ekim 2010 11:34

Çok teşekkür ederim güzel katkın için günce' cim.
Sevgiler...

27 Ekim 2010 11:36

Şiir yazıp aşkı yaşamak başka..
Aşkı yaşayıp şiir yazmak başka.

Her ikisinde de okyup aşkı bulmak bambaşka.

Sevgiler

27 Ekim 2010 12:28

Elindeki bir bardak dumanı tüten çayda anıları tazeleyerek aynı lezzeti bulmaya çalışmak ...
Hepsinden başka...

28 Ekim 2010 09:50

Tam elimde bir bardak dumanı tüten çayımı yudumlarken açtım bloğunuzu..Yorumuma cevabınız var mı diye bakmışken!

Ne hoş tesadüf:))

Sevgiler

28 Ekim 2010 18:33

Afiyet olsun Newbahar' cım.
Şu an benim de elimde çay var desem??
Bu da çay ve dostluk birlikteliği olmalı.
Bir de Sonbahar, bir de yağmur...
Harika!...

28 Ekim 2010 19:00

"sen benim hiçbir şeyimsin"
en "güzeli" de buydu...
güzeldi paylaşımınız ancak ben sizin hikaye tadındaki yazılarınızı daha çok seviyorum :)) uzun zamandır okuyorum bloğunuzu, bugüne kısmetmiş yorum yazmak.
Merhaba ve sevgiyle,
Sevgi

28 Ekim 2010 23:04

Sevgi Gibi, hoşgeldiniz.
Yazılarımı okumakla kalmayıp onları değerlendirmeniz ve beğeni sırasına koymanız çok güzel.
Başlarken amacımız paylaşmak olduğuna göre, anılar ve duyguların karşılık bulduğunu görmek yazmak kadar keyifli.
Çok teşekkür ederim.
Sevgiler...

29 Ekim 2010 00:13

Ben sen olmak için seni sevdim, ben sen olunca ben olmaktan vazgeçtim.

Güzel, hassas can arkadaşım benim...

29 Ekim 2010 02:29

Birini sevince kendimizden vazgeçiyoruz gerçekten.
Ben' le ilgili her şey önemini yitiriveriyor.En kısa ama en anlamlı örnek senden geldi. Sağol Nur' cum.

29 Ekim 2010 03:06

“Bloglardan Seçmeler” 24 Kasım 2010’da ÖĞRETMENLER GÜNÜ özel sayısı yayınlayacaktır.
Öğretmenlerle ilgili fikir yazısı, şiir, anı…vb. yazılarıyla katkı sağlamak isteyenler için yazılarını gönderme süreleri 14 Kasım 2010’a kadar uzatılmıştır.

Özel sayıda yer almanız dileğiyle.

Sabahattin Gencal ( Emekli öğretmen )

29 Ekim 2010 15:17

Keşke aşk yaşanırken de şiirlerde olduğu gibi kalsa, can yakmadan.

29 Ekim 2010 18:39

Şiiri yazdıran zaten ayrılık acısı ya da korkusu Sis. Yani can mutlaka yanacak. İnsan mutlu mesut aşkını yaşarken şiir yazmak gelir mi aklına.

29 Ekim 2010 19:59

Asuman ablacım,
Bloğuma uğrar mısınız lütfen.
Ödülünüz var...
Sevgilerimle.

29 Ekim 2010 23:21

Emine' cim,bu ne güzel haber.
Hemen geliyorum. Peşin teşekkürlerimle...

30 Ekim 2010 00:54

Yorum Gönder

Blog Widget by LinkWithin