Can, 3-4 yaşlarındaydı.
İş dönüşü, içinden uykular akan gözlerimi baş parmağı ve badem parmağı ile zorla
açıp "halaa konuuuş, hadii anlaaat " diye yalvardığı , onun Dempsey benim Makepeace
olup ya da, onun doktor veya ambulans şoförü benim ağır yaralı olup koşturduğumuz
o hoş oyunlar zamanında idik.
Annemin çocukluğundan kalma bu şarkıyı söylememi sık sık isterdi.
Mimiklerle ve çocuksu bir sesle başlardım ben de. Keyifle izlerdi her hareketimi.
Son iki dizesine kadar.
Acımasızca (nedense) abartılı acıklı bir tavırla ve uzatarak okuduğum o iki
dizede göz yaşları pıtır pıtır dökülmeye başlardı.
Allah beni affetsin :(


Hadi son bir kez diyoruz fısıldaşarak. Olabildiğince yavaş sonuncu kez tekrarlıyoruz günlerdir
yaptığımız şeyi.
Birlikte başlıyoruz.
Do -re -mi - fa- soooooooool...... Ben sol notasında kalıp sesi zihnimde ve kulağımda tutmaya
çalışırken sen devam ediyorsun la - siiiiiiii.....
Birazdan perde açılacak ve ben sol sen si sesiyle düetimize başlayacağız.
Bir sabah odama dolan ışıkla
En sıcak en taze iştiyakla gel gel.
Alnında beliren ilk kırışıkla
Derdimi silecek bir dudakla gel gel.
Bekleme baharı güneşten erken
Göğsüne takılı bir leylakla gel gel
Başında güneşin huzmelerinden
Karanfil kokulu bir duvakla gel gel.
Çok alkış alıyoruz. Müzik hocamız Fehime Ünlü beste ve güftesi kendisine ait bu
şarkıyı bozmadan seslendirdiğimiz için sevinçli. Sahne gerisinde bizi kutluyor.
Sahnede davul zurna eşliğinde Fatih Kız Lisesi' nin muhteşem folklor gösterisi devam
ediyor. Büyük heyecanımız kocaman bir mutlulukla yer değiştiriyor.
Bu gün seni düşünürken ve birlikte yaptığımız bir çok şeyi beynimde yaşatırken
bu anıyı buraya sabitlemek istedim. Dönüp okumak hoşuma gidiyor çünkü.
Canım benim. Yalnız şarkı söylemek pek de zevkli değil biliyor musun.
Bir de, burada yakalayabildiğim huzurla daldığım uykuların rüyalarında hemen
her gece sen varsın haberin olsun.
Ve bir kez daha doğum günün kutlu olsun.
Eminim, gerçek huzur senin bulunduğun yerde.
Hangi rüzgarlarda şimdi kim bilir?
O değirmen altı, o zümrüt koru,
İlk dörtlü yoncayı bulduğumuz yer,
Ya o çapkın çapkın kestanecikler!...
Hani bir yerleri çimdiklenir hafifçe,
Kanardı ellerin!
Mendilimi sarardım üstüne,
Avcumda sahici bir hasta gibi
İncecik incecik yanardı ellerin!
Bazan kızar hırçınlaşırdı birden;
Ruhumu kaldırır, kaldırır boşlukta,
Oysa bilmez miyim atamazdı!
Geceler sonsuzdu, geceler derin;
Bir şeyler düşünür anlatamazdı
Kahrından kaskatı donardı ellerin!
İnsan, soyununca hissediyor,
Gittikçe katılaştığını yerin!..
Tanıdık bir film geçiyordu gözlerimden,
Gel gör ki, en güzel yerinde,
Ansızın kopardı ellerin!
Sonra, dört yabancı el,
Dört yorgun omuz,
Mezat kapısında bir kuşluk vakti,
Çekince ipini mesafelerin;
Ayak uçlarıma yığıldı sonsuz!..
Bir tünel gerindi sefil, kapkara!
Bir yokluk hıçkıra hıçkıra güldü!
Büyüdü göz çukurları kırık heykellerin!
Böyle bilmediğim uzak yollara,
Beni bırakmasa ne vardı ellerin!
Romanımız, ne kadar güzel başlamıştı,
Ve işte böyle sonu!..
Şimdi, ışıklar sığ,
Gölgeler derin...
Mor sarmaşıklarla örtük balkonu,
Kafur kokusundan, od ağacından,
Dört arşın geceye sardı ellerin…
İyi ki iki kez sınıfta kalmışım lise ikide. Kalmışım da bir sene de evde oturmuşum.
Bakkal dümbüllüye her gidişimde pijamasıyla damlayan çocuğu sana camdan
göstermişim de tülün arkasından kıkırdaşmışız.
Kol kola hısım akraba gezmiş, İçli köfte, Arabaşı Çorbası, Batırık yemişiz.
Hani bir uzak akraban vardı. İstanbul' a gelin gelmişti. Burada kimsesi yoktu.
sık sık ona giderdik. Nasıl sevinirdi. Kapıyı açar bizi oturtur ilk iş bulguru
ıslardı. Sevmediğim batırığı sevdirmişti bana. Kocası teğmendi.
Ne güzel bir çifttiler. Saf, temiz, saygılı. Delikanlı insanı hayrete düşürecek
kadar çocuksu biriydi. Bir gün karısına "yarın tatil, dışarı çıkarken ateş çıkaran
kazağımı giymek istiyorum" demişti de ben anlamamış, tam, "o ne ki" diye soracakken
senin bir işaretinle susmuştum. Sonra evde izah etmiştin yün kazakların giyinip
soyunurken zaman zaman elektriklenip çatırdadığını.
Kuaföre ilk seninle gittim. Çok sıkılıp utanmıştım.
Eyüp' e, Emine Teyzeye giderdik ikimiz. Diğerlerinin kimi okulda, kimi
işteydi.
Bir de Lütfiyanım teyze vardı şişman. İki katlı tertemizdi evi.
Kızlarından şikayetçiydi. Kızlarının isimleri Şan ve Şen di.
Bana hiç sitem etmedin. Ceza vermeye kalkmadın.
Çocuklarının en çalışkanıydım oysa. Anladın herhalde bana olanı.
Anladın ve anlayış gösterdin.
Birlikteliğimizin tadını çıkardık.
Bugünlerde, sessiz, sakin balkonumda oturup tatlı tatlı bunları geçirdim
aklımdan. Karşımda Kaz Dağlarının başı hep dumanlıydı bu aralar.
Dağlar...
Düşündüm de aslında yeni yeni fark ettiğim ne kadar çok ortak yanım varmış seninle.
İçinden dağ geçen tüm şarkıları ben de çok seviyorum.
Tüm sevgileri ayrılıkla birlikte yaşadığım için olsa gerek...
"Yol verin geçeyim dumanlı dağlar. Dağların ardında nazlı yar ağlar"
Yanık yanık, sesin titreyerek eşlik ederdin. Anneni kardeşlerini özlerdin
tabii. Hep uzaklardaydın onlardan.
Ben de senin gibi ev işlerinde telaşlı ve eli ayağına dolaşan bir tipim.
Çok titiz değilim. Fasulyeyi ince birer şerit haline getirmem. Sadece ortasından
keserim. Poğaçalarım, köftelerim, mantılarım büyüktür. Soğanı yakar, pilavı
ya diri ya lapa pişiririm. Ölçü kullanmam.
Toz bezi elimde her an dolaşmam. Halı malı silmem. Silkelemem. Her sene
badana yaptırmam. Küllükleri dolana kadar boşaltmam.
Çamaşırları gelişi güzel asarım.
İlk tanışmalarda çekingenim.
Dostlarımı güldürürüm.
Sevdiklerimle ilişkilerimde naif ve kırılganım. Tıpkı senin gibi.
Hani ilk evlendiğinizde babam sana " sen ne şirin bir mahluksun" demiş de
"bana mahluk dedin" diye saatlerce surat asmışsın. Babam mahluk kelimesinin
anlamımı açıklayıp seni ikna etmiş.
Ve çok zor zamanlarda kaya gibi sağlamız. Mücadeleciyiz. Hepimiz.
45 yıl sonra, Kaz Dağları' na karşı oturup bunları düşündüm.
Aynen böyle düşündüm ve düşündüğüm sırayla ya da dağınıklıkla yazdım.
Toparlamadan, yazım kuralı zaman uyumu filan gözetmeden,
gelişine yazdım.
O özel bir seneyi... İyi ki yaşamışız.
Kol kola gezmiş, baş başa oturmuşuz.
Anne-kız...İki arkadaş gibi...
Hepsi bu kadarmış zaten. Zaman kalmamışmış.
Huzur içinde uyu kısa yol arkadaşım. Annem...
ani bir kararla pazar çantamı bir kanara bırakıp, cep-fotoyla
görüntülediğim güzellikler.
Çiçekler sorun çıkarmadan beklediler. Kedilerden her biri
bir yere kaçtı. Bebecik habersizdi. Ablalar poz verdiler








Kandilimi kutlamaya gelmiş.
Bir de Pupa' yı görmeğe...
Karşı apartmanda oturuyor. Mahallenin melek- çocuklarından biri.
Kelimenin her iki anlamıyla melek-çocuk.
Biraz zor konuşuyor. Biraz da geç algılıyor. Ama biraz.
Tanıdığımda yeni yürüyordu. Şimdi yedinci sınıftaymış.
Yaşıtlarına göre biraz ufak yapıda.Zekada zorlanıyor.
Ama duyguları yerli yerinde ve mangal gibi bir yüreği var.
Koşup poşetlerimi elimden alıp taşır, annesi markete gönderdiyse
bana da bir şey lazım mı diye sorar.
Paçoz' umla birlikte büyüdüler.Yolumuzu gözler, görür görmez
yanımıza koşar, sürekli hafif ıslak ağzıyla Paçoz' un başını
ensesini öperdi.
Paçoz gittikten sonra, tek başına ve takım elbisesiyle gelip
baş sağlığı diledi. Her bayram uğradı.
Bu gün de kandil ziyareti için geldi.
Biraz sohbet ettik. Dersleri yine kötüymüş. Hiç şaşırmadım.
Sonra buna can attığını anladığım için Paçoz konusunu açtım.
Gözleri parladı. Özlemiş çok. "Ben de özlüyorum" dedim. Kapıyı
çaldığında, bayram kitabını almaya geldiğinde olduğu gibi
Paçoz' un yaygara koparmasını istemiş. Beklemiş.
Hiç beklemediğim bir anda ve tavırla " ölüm hep var" dedi.
" Bu yıl dedem öldü benim de. Çok komik bir adamdı. Bizi hep
güldürürdü." Bir komik anısını anlattı.
O konuşurken uzaktan onu izleyen Pupa yavaş yavaş yaklaşmış
ayaklarını koklamaya başlamıştı. Sonra birden kucağına atladı.
Onların keyifle oynayışlarını izlerken Hüdai' nin Paçoz' la çimenlerin
üzerinde alt alta üst üste oynayışlarını hatırladım.
Ben bu çocuğu hayatımın kapattığım bir defterinde hapsetmişken,
o güleç yüzüyle açtığım yeni deftere hoplayıvermişti :)
Ne de iyi etmişti ...
Bu Blogda Ara
Contributors
Blog Listem
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
Merhaba,7 yıl önce
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
Bi arkadaşa bakıp çıkıyorum10 yıl önce
-
-
-
-
-
-
-
Merhaba demeye geldim...11 yıl önce
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
TAŞINDIM...14 yıl önce
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
İzleyiciler
Yazı Arşivi
-
►
20
(5)
- ► Eylül 2020 (1)
- ► Ağustos 2020 (3)
- ► Temmuz 2020 (1)
-
►
17
(4)
- ► Nisan 2017 (1)
- ► Şubat 2017 (1)
-
►
16
(1)
- ► Şubat 2016 (1)
-
►
15
(1)
- ► Ağustos 2015 (1)
-
►
14
(16)
- ► Aralık 2014 (1)
- ► Eylül 2014 (2)
- ► Ağustos 2014 (1)
- ► Haziran 2014 (1)
- ► Mayıs 2014 (2)
- ► Nisan 2014 (4)
- ► Şubat 2014 (1)
-
►
13
(44)
- ► Aralık 2013 (3)
- ► Kasım 2013 (3)
- ► Eylül 2013 (6)
- ► Ağustos 2013 (3)
- ► Temmuz 2013 (1)
- ► Haziran 2013 (1)
- ► Mayıs 2013 (3)
- ► Nisan 2013 (7)
- ► Şubat 2013 (3)
-
►
12
(96)
- ► Aralık 2012 (2)
- ► Kasım 2012 (4)
- ► Eylül 2012 (16)
- ► Ağustos 2012 (7)
- ► Temmuz 2012 (5)
- ► Haziran 2012 (8)
- ► Mayıs 2012 (10)
- ► Nisan 2012 (14)
- ► Şubat 2012 (8)
-
►
11
(179)
- ► Aralık 2011 (19)
- ► Kasım 2011 (38)
- ► Eylül 2011 (14)
- ► Ağustos 2011 (17)
- ► Temmuz 2011 (8)
- ► Haziran 2011 (14)
- ► Mayıs 2011 (11)
- ► Nisan 2011 (9)
- ► Şubat 2011 (10)
-
►
10
(152)
- ► Aralık 2010 (12)
- ► Kasım 2010 (12)
- ► Eylül 2010 (9)
- ► Ağustos 2010 (12)
- ► Temmuz 2010 (7)
- ► Haziran 2010 (12)
- ► Mayıs 2010 (11)
- ► Nisan 2010 (17)
- ► Şubat 2010 (11)
-
►
09
(186)
- ► Aralık 2009 (22)
- ► Kasım 2009 (22)
- ► Eylül 2009 (17)
- ► Ağustos 2009 (24)
- ► Temmuz 2009 (19)
- ► Haziran 2009 (20)
- ► Mayıs 2009 (20)
- ► Nisan 2009 (8)
- ► Şubat 2009 (5)
Müzik
Popüler Yazılar
-
Büyük Usta, önündeki devâsâ tuale son rötuşlarını yapıyor... Önündeki dev palete göz atıyorum. Hemen hemen boşalmış gibi. Yeşili çoktan sıyr...
-
Paadişaanın üç kızı varmış. Bir gün onları yanına çağırmış. "Hadi bakiim cevap verin" demiş. "...
-
İNSAN Parlak göründü uzaktan tıpkı aydede gibi aydınlık, parlak, dost bakışlı Ulaşmak, tanımak, anlamak istedim. Gittim. İ...
-
O bakışı, o duruşu, o gülüşü o kadar iyi biliyorum ki. 15 yaşın tüm neşesi, özgüveni, coşkusuyla yaşama o meydan okuyuşu. O deli-do...
-
Balkonumdan Flue çiçekler Yine almış kamerayı eline bizimki Yağmur sonrası kasveti Veda gözyaşı Renk cümbüşü Son yemek Beyazın varolm...
-
Nihayet fotoğraf makineme uygun hafıza kartı bulabildim. Günlerdir Paçozu gezdirirken gördüğüm her güzelliği beynimde kadrajladım, ertesi g...
-
Bu akşamki avokado salatam Cuma günü dostlarla birlikteydik. En eskisi 68 yılından beri tanıdığım bir dost. Ablamın çalışmaya başladığı yıll...
Etiketler
- 2010
- 2011
- 27 mayıs İhtilali
- 7 numara
- ABD
- abla
- acemilik
- açlik
- Adıyaman
- afet
- ağabey
- ağaç
- Ağustosta Rapsodi
- aile
- akraba
- akrostiş
- akşam
- Albatros
- alış-veriş
- alışkanlık
- alışveriş
- alışveriş tutkusu
- Ali Muhittin Hacı Bekir
- Alphonse de Lamartine
- amatörlük
- anı
- anılar
- anılar...
- anlaşma
- anlayış
- anma
- anne
- anneanne
- anneler günü
- Antalya
- apartman hayatı
- arayış
- arıza
- Arka Pencere
- arkadaş
- armağan
- aşı
- aşk
- aşure
- Atatürk
- ateş böceği
- atom bombası
- Attila İlhan
- ATV
- ATV şarkı
- Avustralya Açık Tenis
- ayaz
- ayrılık
- aziz nesin
- B.Necatigil
- baba
- Babalar Günü
- bahar
- bahçe
- balkon
- banka
- Barbra streısand
- barış
- başarı
- başlangıç
- Baudelaire
- Bauelaire
- Bayrak
- bayram
- Beatles
- bebek
- bekir sıtkı erdoğan
- beklentiler
- BEN
- beste
- beşiktaş
- Betty Smith
- beyaz dizi
- beyaz diziler
- beyaz roman
- Bhagavatgita
- bilgisayar
- Bir genç kız Yetişiyor
- Bir sarkısın sen
- Bir Şarkısın Sen
- birlik ve beraberlik
- birliktelik
- bitki
- biyografi
- blog
- blogger
- börek
- Buddha
- bugün
- bulmaca
- buluşma
- buzdolabı
- Bülent Ecevit
- Cahit Sıtkı Tarancı
- can yücel
- Capra
- cehalet
- centilmen
- cesaret
- cevaplar
- cezerye
- cinayet
- cocuk
- cocuk.
- cocukluk
- Cronin
- Cumhuriyet
- Cüneyt Gökçer
- çalışma hayatı
- çaresizlik
- çay
- Çığlık
- çınar
- çiçek
- çiçekler
- çiğ
- çocuk
- çocuklar
- çocukluk
- çöp
- dalgınlık
- Daltonlar
- damat
- Damdaki Kemancı
- dans
- davetiye
- dayak
- dedikodu
- Defne Joy Foster
- demirhindi
- deneyimler
- deniz
- deprem
- dergi
- destan
- dilek
- dilekler
- dinlenme
- disko kralı
- diyet
- dizi
- doğa
- doğallık
- doğum günü
- dolap
- Doris Day
- dost
- dostluk
- dostluk.
- dostlulk
- duygular
- düğün
- dül dül
- dünya
- dünya kadınlar günü
- Dünya Prematüre Günü
- düşmanlık
- düşünceler
- düşünceler.
- Ecevit
- edebiyat
- Edgar Allan Poe
- Ekim
- Ekrem Bora
- Elazığ depremi
- emek
- emekli
- eminönü
- Emirgân
- Engelliler
- ephraim kishon
- erişkin
- erişlilmezlik
- erkek
- eski yıl
- eşek
- eşyalar
- etiket metiket yok
- Etkinlik
- eve dönüş
- evlat
- Ey Aşk Nerdesin
- eylül
- ezan
- Ezel
- Fakir Baykurt
- fal
- fanatizm
- Farrah Fawcett
- fasulye
- felaket
- felsefe
- fenerbahçe
- fırtına
- Fikret Otyam
- film
- filozof
- final
- Firari
- firuze
- fono
- formüller
- fotoğraf
- Frank Sinatra
- Futbol
- gazanfer özcan
- gece
- geçim
- Geçmiş
- geçmişten şarkılar
- gelecek
- gelin
- genç kız
- gençlik
- gerçek
- geyik
- gezi
- gezinti
- giden sene
- Gitanjali
- giysiler
- Govinda
- gökkuşağı
- göl
- gönülçelen
- gösteri
- göze çarpmayan debdebe
- gözyaşı
- Grace Kelly
- grizu
- gül
- Gülümse
- gün batımı
- güncel
- güneş
- Güneydoğudan öyküler-Önce vatan
- Günlük yaşam
- güven
- güz
- güzellik
- güzellikler
- haber
- haberler
- Hacer Buluş
- Hacivat
- hafta sonu
- hak
- hala
- harika çocuklar
- hasta
- hastalık
- hayal kırıklığı
- Hayali Küçük Ali
- hayaller
- hayat
- hayvan
- hayvanlar
- hayvanlar alemi
- hazan
- hediye
- Herman Hesse
- hiciv
- Hindistan
- Hiroşima
- Hitchcock
- hobby
- Hollywood
- hoptirinam
- hoşgörü
- hoşluklar
- http://www.blogger.com/img/blank.gif
- huzur
- hüsran
- hüzün
- ıhlamur ağacı
- ışık
- ibadet sohbet
- içimizdeki çocuk
- içtenlik
- iftar
- ihmal
- İhsan Varol
- ikiyüzlülük
- ikram
- ilaç
- ilginç şeyler
- ilişki
- ilkbahar
- ilkokul
- İlkokul şiiri
- İnci Ertuğrul
- İngilizce
- insafsızlkık
- insan
- insan halleri
- insan olmak
- insanlık
- intikam
- İslamiyet
- istanbul
- isyan
- İş Bankası
- işçi
- iyilik
- Jacques Brel
- James Stewart
- Japonya
- Jean Moreas
- Jim Reeves
- kabuk
- kadın
- kadınlar
- kahvaltı
- kahve
- kalıplar
- kalite
- Kamer Genç
- kan verme
- Kandil
- kaplumbağa
- kar
- Karagöz
- karanfil
- karanlık
- kardeş
- karışık duygu ve düşünceler
- karmaşa
- katiam
- kavafis
- kayıp
- Kayserispor
- keder
- kedi
- kediler
- Kelime oyunu
- Kemal Burkay
- kerpiç
- keşke
- keyif
- kıskançlık
- kış
- kız kardeş
- kızkardeş
- Kim Novak
- kiracı
- kishon
- kişisel
- kitap
- koka kola
- kolbastı
- komedi
- komik
- komşu
- komşuluk
- konser
- konut
- korku
- Korolar çarpışoyor
- koşullu refleks
- köpek
- kuaför
- kupa
- Kurban Bayramı
- kuyruk-bilim
- kültürel mozaik
- Lale
- latife hanım
- lezzet
- lisan
- lise
- Liz Taylor
- maneviyat
- manzara
- Marsel İlhan
- masal
- masumiyet
- maymun
- mazi
- meclis
- medya
- Mehmet Topuz
- mektup
- merasim
- Mevlana
- mevsimler
- Meyva Zamanı
- Michael Jackson
- mim
- misafir
- misafirlik
- Misak- ı milli
- mizah
- Montaigne deneme
- moral
- Mr. Smith
- muhabbet
- Muhabbet Kralı
- Muhammed
- muhasebe
- Murathan Mungan
- mutfak
- Mutfak şarkıları
- mutluluk
- Müge Anlı
- müzik
- müzik nostalji
- Nagazaki
- Nazım Hikmet
- nefret
- nekahat
- Nirvana
- Nisan
- Nişan töreni
- Noktürn.
- nostalji
- okan bayülgen
- olay
- olgunluk
- on line alışveriş
- ordan burdan
- Orhan Kemal
- Orhan Veli
- orman
- oruç
- otobüs
- otokontrol
- oyun
- ozan
- ödül
- öfke
- öğrenci
- öğretmen
- Öğretmenler günü
- ölüm
- ölüm yıldönümü
- ömür
- öykü
- Öykü Atölyesi
- özgüven
- özlem
- Paçoz
- Paçoz..
- Paris
- pasta
- paylaşım
- paylaşmak
- pazar
- pazar alışverişi
- pazar günü
- Pazar sohbeti
- pembe dizi
- pencere
- Piknik
- pişmanlık
- plan ve programlar
- planlar
- plasebo
- Platters
- polis
- popülizm
- program
- programlar
- radyasyon
- radyo
- Ramazan
- Ramazan davulu
- Red kit
- reklamlar
- resim
- resmi bayramlar
- Reşid Behbudov
- Rilke
- rin tin tin
- Roland Garros
- roman
- romantik
- romantizm
- röportaj
- ruh yorgunluğu
- ruhat mengi
- rüya
- saat
- sabah
- sadakat
- Sadettin Kaynak
- safiyet
- Sağanak
- sağlık
- sahur
- Samana
- samimiyet
- sanal
- sanat
- sanatçı
- sanatkar
- Saroyan
- Satürn
- schumann
- sebze
- seçkin
- seçme saçma sohbetler
- sel
- Selimpaşa
- Selmi Andak
- sergi
- sevdiğim şeyler
- sevgi
- sevgi soysal
- sevgili
- sevgililer günü
- sevinç
- seyahat
- seyirlik
- Seyyare
- Shakespeare
- Show TV
- sıcak
- sıkma
- sıradanlık
- Sidarta
- Sigara
- simit
- sinema
- sipariş
- sis
- soğuk
- sohbet
- sonbahar
- soru
- sorular
- spiker
- star
- still life
- su yücel
- suikast
- şablonlar
- şafak
- şans
- şarap
- şarkı
- şaşkınlık
- şeker
- Şeker Bayramı
- şerbet
- şermin
- şiddet
- şiir
- şikayet
- tabak
- tabletler
- tagore
- tanışma
- tansiyon
- tantuni
- tarif
- tartışma
- taşınma
- tatil
- tedavi
- teknoloji
- telaş
- telefon
- televizyon
- temizlik
- tenis
- tenis turnuvası
- terlik
- tevfik fikret
- Tırpan
- tiyatro sahne
- tokat
- toplantı
- Tövbeler Tövbesi.
- Transfer
- tren
- TRT
- TSM
- Ttv
- Tuna Huş
- tutsak
- tuvalet
- tüketim
- Tülin Oral
- Türkan Saylan
- türkü
- TV
- Uğur Mumcu
- umut
- unutma
- uyku
- Üç Hür El
- ülke meseleleri
- ümit
- üretmek
- ütü
- vahşet
- vakit
- Vasuveda
- vatan
- William Holden
- William Wordsworth
- Wimbledon
- yağlıboya resim
- yağmur
- yalnızlık
- yaprak
- yarışma
- yaşam
- yaşlılık
- yatak
- yaz
- yeğen
- yeğenlerim
- yeme-içme
- yemek
- yemekteyiz
- yeni yıl
- yeni yıl kartları
- yesterday
- yıl dönümü
- yılbaşı
- yıldız
- yıldönümü
- yoksulluk
- yol
- yolculuk
- yolculuk.
- yorgünluk
- Young at Heart
- yönetici
- yün
- yürüyüş
- zaman
- Zeki Müren























