İnsanoğlu  

Posted by Asuman Yelen


Over the Rainbow  

Posted by Asuman Yelen



For my sister dancing over the rainbow with little blue birds......

Probably  with Paçoz ?

Tatlı Tatlı  

Posted by Asuman Yelen



Bu yıl da seni böyle anmak istedim. Tatlı tatlı. Çok sevdiğin bu şarkıyla.

En son Kapitol' de bir bir mağazada duymuştuk. ( 1998) Bağıra bağıra birlikte

söylemiştik. Tabii sadece nakarat kısmını :)

Huzur içinde uyu kekom...

Bahar 2013  

Posted by Asuman Yelen














Anlatmam Derdimi Dertsiz İnsana  

Posted by Asuman Yelen




"Derdim bana derman imiş bilmedim"



Kendi karanlığından ülkesine nurlar yağdıran adam.

Büyük ozan...Gerçek aşık...

Şimdi biz karanlıktayız, sen nurlarda.

Hep nurlarda kal. Sevgini buralara yansıt...



Acemaşiran Beste  

Posted by Asuman Yelen


Güzel Yaşlanmak İstiyorsak...  

Posted by Asuman Yelen




Anılarımıza sahip çıkacağız










Bol bol sebze yiyeceğiz









Hayvan besleyeceğiz










Sık sık dostlarla buluşacağız




Yürüyüşü ihmal etmeyeceğiz











Arada sırada koşacağız da








Senede birkaç kez seyahate çıkacağız













Bol bol bitki çayı içeceğiz













Hobilerimiz olacak
















Ayağımızı yere sıkı basacak, kimsenin bizi üzmesine 
izin vermeyeceğiz.







Yaşlılar haftası tüm yaşlılara kutlu olsun...


Hiç kimsenin gelip de teşekkür edeceğini sanmıyorum.

Çünkü

BİZ YAŞLI DEĞİLİZ  :))))

Bu yazı çook yıllar sonra bize gerekli olabilir  mi düşüncesiyle klavyeye alınmıştır.

Bilgilerinize....

Herkese bol güneşli bir hafta dilerim...

Fasıl ve nostalji  

Posted by Asuman Yelen











Tek ampulun  ışığı

 (altında ders çalışıp kitap okuduğumuz)













Sobadan yayılan sıcaklık










Üzerinde evcilik oynadığımız halı









Soba üzerindeki kestanenin artık alamadığımız tadı














Ya da çaydanlığın fokurtusu

















Sedirdeki işlemeli örtülerimiz












Sürekli konuşan ve de şarkılar söyleyen radyomuz
















Atlas yorganlarımız

 (altında güvenle uyuduğumuz)













Kollu dikiş makinelerimiz















Mangala sürülen kahvenin misss kokusu











Kömürlü ütülerimiz


(Annemizin önlüklerimizi ütülediği)












Kumbaramız

(Önce harçlıklarımızı içine atıp sonra

uzun uğraşlarla bir toka yardımıyla

çıkarıp sokaktan dondurma aldığımız)

















Ve görsellerde eski yorgan ve battaniye ararken

karşıma çıkan tatlı sürpriz :))












Eskiyi tatlı tatlı anarken bu günü mutlu mutlu yaşamamız dileğiyle...



Hep sevgiyle kalalım...

Bu genç Hanım Müthiş...  

Posted by Asuman Yelen




Erol Sayan' ın bu bestesi Türk Televizyonlarında Cumartesi gecesi ilk kez yayınlandı.

Her Cumartesi sadece onu dinleyebilmek için sabahlara kadar oturuyorum.

Uykusuz kalmaya değer gerçekten...

İlgililere önerilir.

Hep müzikle kalalım...

Dünya Emekçi Kadınlar Günü  

Posted by Asuman Yelen


Mini Sohbet  

Posted by Asuman Yelen



Kardeşlerin en tatlısı elindeki peçeteyle fincanın kenarından sızan
kahveyi  dikkatle temizlerken kendi kendine konuşur gibi " yeni nesil
ebeveynlerin çocuklarına imreniyorum doğrusu"  dedi.

Biraz şaşırdım, çünkü sesi söylediği şeyi yansıtmıyordu. Sanki biraz asabi
biraz alaycı bir ton içeriyordu.

"Niçin böyle söyledin?"

"Sabah ATM kuyruğunda benden önceki minik yavrunun annesinin
sabrına ve gayretine hayran olmamak elde değildi. ' Ben...ben'  diye uzanan
yumuk eline kartı güvenle verip ' kartı ters  sokuyorsun... ona değil, öbürüne
 basacaksın...'  diyerek  onu yönlendiren  tatlı sesinin cesaret veren tınısına
bayıldım doğrusu." Ve uzun uzun karışmadan bekleyişine."

"???!!!..."

"Tek kızdığım, arkamdakilerin anlayışsızlığı. Bir gereksiz uğultu, "hadisene hanım"
"ooohhooo daha vergi dairesine yetişecem" diyen sert erkek, "hastaneye randevuma
 geç kaldım" diyen tiz kadın çığlıkları. Allahtan anne kültürlü, dirayetli  ve serin kanlı
tavrıyla istifini bozmadan evladının ekonomik kariyerinin bu ilk deneyiminden
yara almadan çıkmasını sağladı."


 ":)))...  Benzer bir deneyimimi hatırladım. Akçay' a son seyahatimde yaşamıştım.
Susurluk' ta yarım saat mola vermiştik. Tuvalet ve el-yüz yıkama gereksinimlerimizi
hallettikten sonra birşeyler yemek için girdiğim kuyrukta tam önümde, gördüğüm
en anlayışlı ebeveyni izlerken senin duyduğun hayranlığı ben de hissettim."

 " Canım yaaaa sen de mi?..." Sesindeki acıklı tonu duymazdan geldim.

"İki-üç yaşlarında şipşirin bir kız çocuğuydu.   Bütün yolculuk boyunca tiz
çığlıklarıyla otobüsü şenlendirmiş herkesin sempatisini toplamıştı.

O yiyeceklerini ve içeceklerini minik parmağıyla ' buu...yok o diiil bu ooollsuuun'
diye mızırdanarak işaret ederken ve dakikalar birbirini kovalarken tıpkı otobüste
olduğu gibi en ufak bir müdahalede bulunmadıkları gibi güler yüzlerini de
hiç bozmadılar. Çocukları, seçimlerini rahatça yapabilmeli ve topluma ne istediğini
bilen, kendi kararlarını verebilen erişkinler olarak katılabilmeli idi.

Bu fedakarlığı yaparken arkamdaki sabırsız ve terbiyesiz güruhun 'hadi
otobüs kalkacak'  'saat doldu velet yüzünden acacına gidcez'  şeklindeki
çirkin homurtularına hoşgörülü bir tavırla kulaklarını tıkadılar."

Fincanlarımızı çevirirken ikimiz de aynı şeyi düşünüyorduk:

Biz pısırıklardan sonra ülkemiz gümbür gümbür sağlam bir nesille 
kucaklaşacak. Ne güzel :))) 

Hep keyifle kalalım...

 Not: Tüm mini sohbetlerde olduğu gibi hicivli bir üslup kullanmaya çalıştım.
 Uzun aradan sonra sanırım "sense of humor" um magmalara karışmış. 
Tabii benimle gülen benimle ağlayan Rayuş' umun da.

İşin aslı, dün sabah Rayuş, maaşını çekmek ve birtakım ödemelerini yapmak
üzere ATM kuyruğuna girmiş. Önündeki minik, kartı ve parmaklarıyla
orayı burayı kurcalayarak o kadar  çok işgal etmiş ki sinirleri ayağa
zıplamış. Öğlen kahvede bunu anlattı. Benim de aklıma son otobüs seyahatimde 
kaprisleri ve şımarıklığıyla beni deli eden yumurcak geldi. Ve onlara gösterilen
gereksiz sabır. (Aileleri tarafından) Sonra akşam bunu blogda hicvedelim dedik.
Biz yazarken gözlerimizden yaş gelene kadar güldük nedense.

 Sabah beni ziyarete gelen yeğenim Can' a okuttuk. Tebessüm dahi etmedi.
Durumu anlattığımda da acımasızca becerememişsin Asucum dedi.
 O zaman dank etti  ve bu küçücük kocaman notu eklemek gereğini duydum :)))

Müslüm Gürses  

Posted by Asuman Yelen




Tevazu, efendilik, sükunet, samimiyet, farklılık ve o içe işleyen davudi ses...

Bir "insan" kaybettik.

Nurlar içinde yatsın.

Blog Widget by LinkWithin